(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.12.2003 tarih ve 2002/606-2003/1113 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı Feramuz Taşkıran arasında 24.01.2001 tarihinde diğer davalı şirketin ortaklığından ayrılmaya ilişkin olarak protokol düzenlendiğini, bu protokolde bahsedilen şirkete ait vincin habersiz satıldığını, payına düşen kısmın ödenmediğini,tahsili için yapılan icra takibine itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına,% 40 inkar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili şirketin protokolde taraf olmadığını, bir sıfatının bulunmadığını, talebe konu vincin 10.000.000.000 TL sına dava dışı bir şirkete satıldığını, protokolün gerçek durumu yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,dava konusu vincin satım tarihindeki değerinin 50-60 milyar TL civarında bulunduğu, davacının 47.875.000.000TL değer üzerinden takip başlattığı, alacağın likit bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının yaptığı itirazın 11.875.000.000 TL üzerinden iptaline, alacağa takip tarihinden itibaren % 70 faiz uygulanmasına, alacak likit olmadığından inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre,taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, limited şirket hisse devrine ilişkin protokolden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava konusu vincin taraflar arasındaki 24.01.2001 tarihli protokolün 7 nci maddesine aykırı şekilde davacının katılımı sağlanmadan davalı tarafça satıldığı, payının ödenmediği hususlarında uyuşmazlık yoktur. Çekişme, vincin satış bedeli ve davacının payına düşen miktarın tespiti yönündedir. Mahkemece, protokole konu vincin 50-60 milyar TL değerinde olduğu yönünde görüş beyan eden bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, karara esas alınan rapor denetime elverişli değildir. Ayrıca, davalı taraf vekili anılan rapora vincin 1988 model olduğunu, 10.000.000.000 TL sına satıldığını ileri sürerek ve benzer vinçlerin satımına ilişkin fatura örnekleri ibraz ederek itiraz etmiştir. O halde mahkemece, davalı taraf vekilinin rapora yönelik ciddi itirazları da dikkate alınıp, aralarında tarafların faaliyet gösterdiği iş kolu mensubu bilirkişinin de yer aldığı üç kişilik kuruldan uyuşmazlık konusu vincin satış tarihi itibariyle değerinin tespiti yönünde denetime uygun rapor alınarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalı taraf vekili icra takibi aşamasında faiz oranına da itiraz etmiştir. Takip tarihi itibariyle avans faiz oranının %64 olmasına ve değişken bir özelliğe sahip bulunmasına rağmen, yazılı şekilde asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 70 faiz uygulanarak takibin devamı yönünde hüküm kurulması da kabul şekli bakımından yanlış olmuştur.
4- Ayrıca, davalı taraf vekilinin hiçbir borçlarının olmadığını bildirerek takibe itiraz etmiş olmasına, protokole konu vincin davacının katılımı olmadan satılmasına, davacı payının ödenmediğinin sabit bulunmasına, borcun miktarının davalı tarafça bilinmekte veya bilinmesinin gerekmekte olmasına göre, davacı taraf yararına inkar tazminatına hükmedilmemesi yine kabul şekli bakımından doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın,davalılar, 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 21.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy