(2918 S. K. m. 99) (2004 S. K. m. 194)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.10.2003 tarih ve 2000/877-2003/1120 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Emek Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların malik, sürücü ve sigortacısı oldukları aracın müvekkiline ait araca tam kusurlu olarak çarparak hasar verdiğini ileri sürerek, 1.160.348.000.TL.nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Emek Sigorta A.Ş. vekili, temerrütlerinin bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, kazanın oluşumunda davalının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı sigorta şirketlerinin limitleri ile sınırlı sorumlu olmak üzere 1.160.348.000.TL.nın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Emek Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, 11.04.2000 tarihinde açılmış olup, yargılama sırasında 18.07.2002 tarihli mahkeme kararı ile davalı sigorta şirketinin iflasına karar verilmiştir.
İflasın açılması, iflas masasına giren mal ve haklarla ilgili bilûmum hukuk davalarını acele olanlar istisna olmak üzere ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonraya kadar durdurur. Bu hükmün amacı, iflasın açılması ile, tasarruf yetkisi kısıtlanıp yerini iflas idaresi alan müflisin davacı veya davalı olarak taraf bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespit bakımından iflas idaresine imkan sağlamaktır. İflas idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce iflas organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. İşte bu nedenle İ.İ.K.nun 194. maddesine göre hukuk davalarının iflasın açılması ile belli bir süre için durması kabul edilmiştir.
Bu durumda mahkemece bir ara kararı ile davanın ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra bir tarihe kadar durmasına karar verilmesi, o tarihten sonra davaya devam edilmesi gerekirken işin esasına yönelik karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bunun yanında, dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketi zarara neden olan aracın Zorunlu Trafik Sigorta poliçesini düzenlemiştir. Bu durumda 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesine göre davacının davalı sigorta şirketine davadan önce ihbarda bulunup bulunmadığının tespiti ile davadan önce ihbar var ise anılan maddeye göre mümeyyiz davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin belirlenmesi, ihbar bulunmadığı taktirde davalı sigorta şirketinin bu dava ile temerrüde düştüğünün kabulü ile dava tarihinden itibaren temerrüt faizi tatbiki gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak olay tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 numaralı açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy