(6762 S. K. m. 1281) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları m. A.5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Manavgat Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 02.12.2003 tarih ve 2002/31-2003/441 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirkete kasko sigortalı aracının hasarlanmasına rağmen tazminat alamadığını, araç sürücüsünün alkollü olan Mustafa Yeşilipek değil, alkolsüz olan Ali Sertbaş olduğuna ilişkin mahkeme ilamının kesinleştiğini ileri sürerek, 10.585.000.000 liranın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, o ilamın tarafı olmayan davalıyı bağlamayacağı, maddi vakıaların tesbitinin istenemeyeceği, kaza tutanağına göre Mustafa Yeşilipek'in sürücü olduğu ve bunun yasal sınır üzerinde alkol aldığı, Ali'nin kazadan sonra kazayı üstlendiği, buna göre Ali'nin hakkında ön ödeme nedeniyle takipsizlik verildiği, büyük hasara uğrayan araçtan davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve sürücünün Ali Sertbaş olduğuna ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, rizikonun teminat dışı kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dairemiz'in yerleşik uygulamasına göre, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5.5 madde hükmü gereğince, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle, sürücünün münhasıran alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Böyle bir nedenle, hasarın teminat dışı kaldığının kanıt yükü de TTK. nun 1281 nci madde hükmü uyarınca, sigortacıya düşmektedir. Sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konularında uzman bir bilirkişinin de yer aldığı kurul tarafından, olayın salt alkol etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekmektedir.
Somut olayda, mahkemece, sürücü Mustafa'nın alkol aldığı kabul edilmiş ise de, bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, alkol miktarı esas alınarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece, yukarıda açıklanan şekilde oluşturulacak, bilirkişi kurulundan rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy