(6762 S. K. m. 1300)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.01.2004 tarih ve 200211398-2004/33 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı nezdinde işyeri sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, teminat kapsamında 10.11.2002 tarihinde hırsızlık meydana geldiğini, başvuruya rağmen sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, 3 Milyar TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iş bölümü itirazında bulunarak davacının müvekkili unvanını içerir antetli, prim tahsilatı yapıldığını gösterir makbuz ibraz etmediğini, sorumluluğun başlamadığını, işyerinin faaliyet alanı ile çalındığı iddia edilen parçalar arasında uyumsuzluk olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait işyerinin davalı nezdinde sigortalı bulunduğu, 10.11.2001 tarihinde hırsızlık meydana geldiği, iddia edilen zararının kadri maruf olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3 Milyar TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı nezdinde sigortalı işyerinde müvekkiline ait malzemeler ile tamirat için bırakılan üçüncü şahıslara ait yat pervanelerinin çalındığını iddia etmiştir. Mahkemece, dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapora itibar edilerek iddia edilen zararın uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, karar yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi, esas alınan bilirkişi raporu da hüküm kurmaya elverişli değildir. Hırsızlık rizikosunun gerçekleşmesi halinde sigorta ettiren zarar miktarını ispat etmek zorundadır. Özellikle ticarethanelerde ticari defterler, fatura, irsaliye gibi belgelerle ve diğer kanıtlarla bu yükümlülüğünü yerine getirmelidir. Nitekim somut olayda sigorta poliçesinde açıkça sigortalının her türlü muhasebe ve kanuni defterlerle belgeleyemediği muhteviyat için tazminat talep edemeyeceği düzenlenmiştir. Ayrıca, işyerinde bulunan üçüncü şahıslara ait malların teminat kapsamında olması, giriş ve çıkış kayıtlarının bulunması şartına bağlanmıştır.
Mahkemece poliçe özel koşulları üzerinde durulmadığı gibi, davacı defter ve kayıtları üzerinde inceleme de yaptırılmamıştır. O halde, poliçe özel ve genel şartları da dikkate alınarak muhasebeci ve sigorta hukukçusu bilirkişi vasıtasıyla davacıya ait defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılarak zarara yönelik iddia ve savunmanın değerlendirilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy