(6762 S. K. m. 724)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.11.2003 tarih ve 2003/352-2003/411 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde mevduat hesabı bulunduğunu, anılan hesaptan sahte çek düzenlemek suretiyle para çekildiğini, ciro edilmemiş çeki kimlik tespiti ve imza kontrolü yapmadan davalının ödediğini, kusurlu bulunduğunu iddia ederek, 2.700.000.000.-TL.nın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin çalındığının davacı tarafça bildirilmediğini, çek hesabının Rize Şubesi'ne ait olması nedeniyle imza kontrolü yapılamayacağını, cironun bulunduğunu, taraflar arasında imzalanan taahhütnamenin 4 ve 6 ncı maddeleri uyarınca müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının TTK.nun 724 nci maddesi uyarınca sahte çeki ödemekle sorumlu olduğu, ancak davacının da zamanında bankayı bilgilendirmemekle kusurlu olduğu, kusurunun derecesine göre zarardan %25 indirim yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.025.000.000.-TL.nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, sahte çekin ödenmiş olmasından doğan zararın, TTK.nun 724 ncü maddesi uyarınca muhatap bankadan tazmini istemine ilişkindir.
Ancak, davacının çek karnesinin çalındığını veya kaybolduğunu davalı bankaya bildirmemek ve mevduat hesabından çek keşide etmeye devam etmekle zararın doğmasında davalı banka kadar kusurlu olduğunun kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 )numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 )numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy