(1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.01.2004 tarih ve 2001/833-2004/34 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin 1998 yılında Yönetim Kuruluna seçildiğini, yaklaşık bir yıl süre ile 2. başkanlığını yürüttüğünü, aylık 90 milyon olan huzur hakkı ile büro kirası yakıtı ve sekreter maaşı olmak üzere cebinden yaptığı 250 milyon harcama toplamı 1.330.000.000 TL'nin 09.03.2000 tarihli istifa ihbarnamesinin tebliğinden itibaren yasal faizi ile ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, davacının 6 ayda kısa bir süre yöneticilik görevini yürüttüğünü, istifa ihbarnamesinin 10.03.2000 tarihinde karara bağlandığını, davacının üye aidatı olarak 180 milyon dışında bir ödemesi olmadığını, kooperatif giderlerini cebinden yapmasının mümkün bulunmadığını, davacının aidat bedellerini bu nedenle de ödenmemesinin kooperatifin kusurlu olmadığını, huzur hakkı verilmesine ilişkin olarak 04.05.1998 tarihli Yönetim Kurulu toplantısında üye sayısının 50'ye ulaşmasından sonra ödenmesine karar verildiğini, davacının da imzaladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının 06.03.2000 tarihinde istifa ettiği, 1163 sayılı Yasa'nın 17. maddesi gereğince 10.06.2000 tarihinde alacağın muaccel olduğu, davacı müvekkilinin de süreye ilişkin kabulüne göre huzur hakkının 360 milyon olup ödenmesi ileriki tarihe bırakılmışsıda takip eden genel kurul kararlarında huzur hakkının ödeneceği yolunda kararlar alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile toplam 532.250.000 TL'nin 10.06.2000 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 18.60 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy