(CMR m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.03.2004 tarih ve 2003/180-2004/93 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili tarafından nakliyat sigorta poliçesi yapılan cam emtiasının davalı tarafından yapılan taşıması sırasında hasarlı olarak teslim edildiğini, hasar miktarının sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 3.417.000.000.TL.nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın ambalaj ve istif hatasından kaynaklandığını, sorumlulukları bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, hasar sebebinin taşıyıcı platforma yerleştirilen emniyet gergi çubuklarından ön taraftakinin sıkma vidasının yerine oturtulup tam sıkılmaması olduğu, CMR 17/4 maddesine göre, eşyanın gönderen, gönderilen veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi ve boşaltması sırasında meydana gelen zararlardan taşıyıcının sorumlu olmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde hasarın sebebinin taşıma öncesi yükleme sırasındaki ihmali hareketten kaynaklandığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma karar vermeye yeterli değildir.
Sigortalı cam emtiasının, niteliği itibariyle emtiaya mahsus ambalaj ve buna uygun teknik donanıma sahip araç ile nakledilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, somut olayda, tarafların kusur oranlarının belirlenebilmesi için nakliyeyi gerçekleştirecek aracın teknik yapısı, emtianın konduğu platform ve platformu çevreleyen emniyet gergi çubuklarının durumunun bilinmesi gerektiği gibi, sürücünün ambalajdaki sıkma vidasının tam olarak sıkılıp sıkılmadığını denetleyip denetleyemeyeceğinin de açıkça ortaya konulması gerekmektedir. O halde anılan hususlarda inceleme yapabilecek niteliğe haiz bilirkişi heyeti teşekkül ettirilerek, meydana gelen hasarda taşıyıcının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy