(1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.12.2003 tarih ve 2001/1185-2003/1492 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında yapılan taşıma sözleşmesi çerçevesinde taşınan sigara emtiasının kimliği belirsiz şahıslarca gasp edildiğini, olay nedeniyle 4.387.500.000-lira tutarında sigaranın çalındığını, müvekkilince anılan miktarın davalıya ödenmesine rağmen 1.348.165.825-lira teminat mektubunun da irat kaydedildiğini, eylemi gerçekleştirenlerin mahkum olduklarını, olayın gasp olduğunun tespiti üzerine davalı aleyhine açılan 1.810.341.437-liranın tahsiline ilişkin ilamın kesinleştiğini, bakiye 2.577.158.553-lira ile irat kaydedilen teminat mektubu toplamının işleyen faizi ile birlikte 15.000.000.000-lira olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yol güzergahının kolluk kuvvetlerine bildirilmediği ve gece yolculuk yapıldığı için davacının kusurlu olduğunu, irad kaydedilen teminatın borca mahsup edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının talep edebileceği miktarın 3.925.324.388- lira olduğu, ödeme gününden itibaren faiz isteminin yerinde görülmediği, zira davalının iyi niyetli zilyet olup aldığını iade etmekle yükümlü bulunduğu, kesinleşen ceza mahkemesi kararından sonra davalının paraya el koymasının yanlış olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3.925.324.388-lira dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve hükmün taraf vekillerinin yüzüne karşı verildiği halde gerekçeli kararda yokluklarında verildiğinin yazılmasının sonuca etkili olmamasına göre davacı vekilinin (2) numaralı, davalı vekilinin ise (3) numaralı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, taşıma sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı vekilinin ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizi istemi davalının iyi niyetli olduğu sonucuna varılarak yerinde görülmemiştir.
Oysa, Ceza Mahkemesi kararı ile davalının, gerek işbu davaya konu taşımaya ilişkin davacıya ait teminat mektubunun irat kaydının, gerekse davacının davalıya ödediği çekişmesiz olan meblağın haksızlığının sonradan anlaşılmış bulunmasına göre, ödeme tarihlerinden itibaren temerrüt faizi isteminin kabulüne karar verilmek gerekirken yerinde görülmeyen gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
3- Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74 nci madde hükmüne göre, hakim, her iki tarafın iddia ve savunması ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Dava, 01.01.2001 tarihinden sonra açılmış bulunmasına, davacı vekili dava dilekçesinde alacağının dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsilini istemiş olmasına rağmen, mahkemece talep aşılmak suretiyle avans faizine hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın mümeyyizler yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy