(6762 S. K. m. 319)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 2.3.2004 tarih ve 2002/571-2004/77 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.9.2004 günde davalı avukatı Seçil B ile davacılar Ö Dış Tic.ve Nevzat Ö avukatı Filiz Ol ve H.İsmet K gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkilinin davalı bankanın Oto Tamircileri 2. Sanayi Sitesi Şubesi'nde uzun zamandan beri çeşitli mevduat hesapları bulunduğunu, davalı bankanın müvekkili şirkete aynı gruba dahil dava dışı Ö Dağıtım Pazarlama A.Ş. nin çalışanlarından olan Cafer G isimli şahsın yazılı ve sözlü talimatlarını uygulayarak muhtelif tarihlerde müvekkiline ait hesaplardaki paraları hesaben ödeme, nakit çekme, havale yapma hesaplar arası virman, EFT gibi işlemlerle doğrudan veya dolaylı yollarla zimmetine geçirdiğini, bu kişinin müvekkillerini temsil ve ilzama yetkili olmadığını, müvekkilinin zarara uğramasında davalı bankanın kusuru bulunduğunu ileri sürerek, ana para ve faiz olmak üzere toplam 1.534.310.698.924-liranın 15.12.1998'den itibaren işleyecek %118 akti faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı Cafer G'in davacı şirketin temsilcisi olduğunu, öteden beri bu kişinin yazılı ve sözlü talimatları ile para çekildiğini, alışılmış uygulamaya dayanarak işlemler yapıldığını, Cafer G'in yetkisiz temsil hükümlerine göre davrandığını, işlemlerde bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacılara ait paranın yetkisiz kişice çekilmesinde davalı bankanın tamamen kusurlu olduğu ve bu kusurlu davranışından dolayı davacıların uğradığı zarardan sorumlu bulunduğu, davacı şirketin alacağını temlik etmesi nedeniyle davasının aktif husumet nedeniyle reddine, diğer davacılar yönünden toplam 694.831.165.700-lira asıl ve 748.133.070.600-lira faiz alacağının davalıdan tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden itibaren reeskont oranında faiz yürütülmesine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar dairemizin 2002/2524 Esas, 3586 Karar sayılı ilamıyla, ilamda yazılı gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacıların Cafer G in davacı şirket ve davacılar adına yapmış olduğu işlemlerde davacılar tarafından verilmiş bir talimat olmadığı gibi, yapılan işlemlere icazetlerinin bulunduğundan da söz edilemeyeceği, yapılan işlemler dikkate alındığında taraflar arasında bu yönde oluşmuş bir teamülünde bulunmadığı gerekçeleriyle, bozma öncesi hüküm fıkrası tekrar edilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Dairemizin 16.04.2002 tarih ve 2002/2524 Esas, 3586 Karar sayılı bozma ilamına uyularak, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda verilen rapora istinaden, dava dışı Cafer G'in davacı şirket ve davacılar adına yaptığı işlemlerde davacıların talimatlarının bulunmadığı, yapılan işlemlere verilmiş icazet olmadığı, yapılan işlemler dikkate alındığında taraflar arasında bu yönde oluşmuş bir teamülün de varlığından söz edilemeyeceği gerekçeleriyle bozma öncesi hüküm fıkrası tekrar edilmiş ise de, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun varılan sonuçla örtüştüğünden, başka bir anlatımla dairemiz bozma ilamında belirtilen bozma gerekçelerinin anılan raporla karşılandığından söz edilemez. Şöyle ki, dairemiz bozma ilamında, davaya konu paralara ait işlemlerden önce Ö Şirketler Grubunda muhasebe ve mali işlerden sorumlu müdür sıfatıyla çalışan Cafer Ö'in davacıları temsilen işlemler yapıp yapmadığı, davacılar ile banka arasında bu yönde bir teamülün oluşup, oluşmadığı, adı geçenin davacılar adına yaptığı işlemlere icazet edip etmediklerinin belirlenmesi ve bundan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği vurgulanmış olmasına karşın, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunu tanzim eden bilirkişilerce tersten hareketle davacılar tarafından verilen talimatlara istinaden davacılar adına yapılan işlemler incelemeye tabi tutulmuş, ancak Cafer G'in davacılar adına yapmış olduğu işlemler irdelenmeksizin sonuca ulaşılmıştır, davalı Bankanın savunması, davacıların kendi adlarına bizzat verdikleri talimatlarla hareket etmedikleri değil ve fakat Cafer G tarafından verilen talimatlarla yapılan işlemlere de onay verdikleri üzerine kuruludur, kaldı ki, bilirkişi raporunda, Cafer G grup firmaların ticari ödemeleri için vermiş olduğu talimatların tartışma konusu olmadığından bahisle inceleme dışı bırakıldığı anlaşılmaktadır, oysa, en azından Davacı Şirket-Cafer G ile Banka arasındaki ilişkinin ortaya konulabilmesi açısından bu talimatların dahi incelenmesi zorunludur. O halde mahkemece, yukarıda açıklanmaya çalışıldığı üzere, yeni bir bilirkişi heyeti marifetiyle davacılar adına Cafer G isimli şahıs tarafından yapılan tüm işlemler incelenerek, davacılarla davalı banka arasında oluşmuş bir teamülün bulunup, bulunmadığının, davacıların dava dışı Cafer'in yapmış olduğu işlemlere icazet verip, vermediklerinin belirlenmesi gerekirken, noksan incelemeye dayalı ve dairemiz bozma ilamı gereğini yerine getirmekten uzak bilirkişi raporuna istinaden yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 28.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy