(3226 S. K. m. 14, 17) (2918 S. K. m. 3, 85, 91, 95)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.02.2004 tarih ve 2002/825-2004/10 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davaların sürücüsü ve maliki, müvekkil şirketin de zorunlu trafik sigortacısı bulunduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucunda, müvekkil tarafından hak sahiplerine (458.125.000) TL. ödendiğini, davalı sürücünün yeterli ehliyete sahip olmadığı için Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın 4/b maddesi uyarınca müvekkilinin ödediği meblağı davalılardan rücuan talep edebileceğini, bu hususta girişilen icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı EGS Finansal Kiralama A.Ş. vekili, müvekkil şirketin 16.09.1999 tarihli finansal kiralama sözleşmesi uyarınca dava konusu aracı dava dışı Telen A.Ş.ne kiraya verdiğini ve bu nedenle de işleten sayılamayacağını, zarardan bu şirketin sorumlu olduğunu, davalı Ali Dinç ise hasar miktarı ve kusur oranı açısından davacı talebinin yargılamayı gerektirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının (458.125.000) TL.nı 26.09.2001 tarihinde hak sahiplerine ödediği, kaza tarihi itibariyle dava konusu aracın dava dışı Telen A.Ş.ne kiralandığı sabit olup 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun 14. ve 2918 sayılı KTK.nun 85/3. maddesi uyarınca davalı EGS Finansal Kiralama A.Ş.nin sorumluluğunun bulunmadığı, davalı sürücü Ali Dinç'in %100 kusurlu olduğu gibi iş makinesinin kullanılması için gerekli ehliyetnameye de sahip olmadığı, Trafik Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın 4/b maddesi uyarınca davacının davalı Ali'den rücu hakkı doğduğu gerekçesiyle, davalı EGS Finansal Kiralama A.Ş.ne ilişkin talebin reddine, davalı Ali Dinç'in itirazının iptali ile takibin anılan meblağ üzerinden ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, zorunlu trafik sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücuan tahsili istemine ilişkindir. Finansal Kiralama Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca, leasing şirketi kiralamaya konu malı süresi içinde sigorta ettirmek zorundadır. Primleri ödeme yükümlülüğü ise kiracıdadır. 2918 sayılı KTK.nun 91. maddesinde ise, işletenlerin bu kanunun 85/1. maddesine göre sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının mecburi olduğu düzenlenmiştir. Finansal kiralama şirketinin KTK.nun 3. maddesinde tanımlanan işleten sıfatını taşımadığı, aracın işleticisinin kiracı olduğu açıktır. Ancak KTK.nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmektedir. Dolayısıyla, davalı finansal kiralama şirketinin işleten sıfatını taşımaması, onun kiracısıyla arasındaki iç ilişkiye ait bir sorundur ve sigortacının trafik sigortasına dayalı olarak tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda başvurabileceği kimse, aracın gerçek işleteni kim olursa olsun, sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan sigorta ettiren olduğu gibi, finansal kiralama sözleşmesinin yapılmasının ardından işletenin değiştiğinden bahisle davacı sigorta şirketine ihbarda bulunulduğu da iddia veya ispat edilmiş değildir. O halde davalı şirket, sigorta sözleşmesinin tarafı olduğu ölçüde, bu sözleşmenin kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Davacı sigorta şirketi, sigortalı aracın 2918 sayılı KTK.nun öngördüğü sürücü belgesi olmaksızın kullanıldığını ve bu sırada zarara sebebiyet verdiğini iddia etmiştir. Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları'nın 4/c maddesi uyarıca, tazminatı gerektiren olay KTK hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından meydana getirildiği takdirde sigortacının sigorta ettirene rücu imkanı bulunmaktadır. O halde, meydana gelen hasardan sigortalı aracın gerekli ehliyetnameye sahip sürücü tarafından kullanılmaması halinde, davacı sigorta şirketinin sigorta ettireni konumundaki kişide rücu imkanı bulunduğunun kabulü zorunludur.
Somut olayda ise uyuşmazlığın çözümü sözleşmeden kaynaklandığı halde, mahkemece, dava konusu araca ait mülkiyet belgesi ve zorunlu trafik sigorta sözleşmesi getirtilip incelenmeden hüküm kurulmuştur. Bu durum karşısında mahkemece, dava konusu sigorta sözleşmesi getirtilerek, davalı finansal kiralama şirketinin sigorta ettiren konumunda olup olmadığının tespit edilmesi, aracın malikinin kim olduğunun da araştırılması ve sonucuna göre yukarıdan beri yapılan açıklamalar doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı sigorta şirketi yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy