(2004 S. K. m. 50, 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Üsküdar Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.03.2004 tarih ve 2003/746 - 2004/91 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı B. Turizm ve Oto Kiralama A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacının TTK'nın 1301. maddesi hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece davanın kısmen kabulü ile takibin 899.250.000.- TL. üzerinden devamına, bu miktara takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davalı B. Turizm A.Ş. yönünden takibin 621.324.263.- TL. işleyen faiz yönünden devamına dair verilen karar, davalı B. Turizm A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekili, davalı şirkete trafik sigortalı aracın neden olduğu trafik kazasında müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasar meydana geldiğini, müvekkilince sigortalısına ödenen tazminatın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davacı, alacağının tahsili amacıyla Üsküdar İcra Müdürlüğü'nde icra takibinde bulunmuş, davalı B. Tur. A.Ş. vekili itirazında, ikametgahının Antakya olduğunu belirttiğinden takip durmuştur. Davacı itirazın iptali davasını Üsküdar'da açmıştır.
İİK'nın 50. maddesi yetki kuralını düzenlemektedir. Maddenin ikinci fıkrasında yetki itirazının esas hakkında itirazla birlikte yapılacağı, Tetkik Mercii'nin önce yetki itirazını inceleyip kesin bir sonuca bağlayacağı belirtilmiştir. Bu madde hükmünün itirazın iptali için müracaat edildiği hallerde de uygulanacağının kabulü gerekir. Zira, İİK'nın 67. maddesinde açıkça "Takip talebine itiraz edilen ve itirazın kaldırılması için mercie müracaat etmek istemeyen alacaklı" denildiğine göre alacaklıya ya mahkemeye ya da mercie müracaat imkanı bakımından bir tercih hakkı tanınmaktadır. Alacaklı tercihini mahkemeye müracaat şeklinde yapmışsa artık mahkemenin hem icra dairesinin yetkisine itirazı ve hem de borcun esasına ilişkin itirazı incelemesi gerekecektir. Esasen merciden daha geniş yetkili bir mahkemenin yetki itirazını inceleyememesi için bir sebep bulunmamaktadır.
Bütün bu hususlar nazara alınarak somut olay incelendiğinde, Üsküdar'da açılan itirazın iptali davasında, mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazı incelemek suretiyle yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunup bulunmadığını belirlemesi gerekir. Üsküdar İcra Dairesinde, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olmakla takip durmuş ve bu itiraz konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olmakla yetki itirazı askıda beklemektedir. O halde, mahkemenin somut uyuşmazlıkta ilk olarak icra dairesinin yetkisine yapılan itirazı incelemek suretiyle icra takibinin yetkili icra dairesinde yapıldığına kanaat getirmesi halinde işin esasına girmesi, aksi halde icra dairesinin yetkili olmadığını belirlemesi durumunda esas hakkındaki itirazlara girişilmeksizin yetkili icra dairesinde yapılan icra takibi bulunmaması nedeniyle itirazın iptali davasının reddine karar vermesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak icra dairesinin yetkisini incelemeksizin verilen karar doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı B. Tur. A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı B. Tur. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davalı B. Tur. A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy