(1086 S. K. m. 53, 54)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Fethiye Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.06.2003 tarih ve 2001/407-2003/370 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı O. Bankası ve TSMF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde açılan döviz tevdiat hesabını, davalı ile yapılan kredi sözleşmesine teminat olarak gösterdiğini, ancak kredi kullanmamasına rağmen, bilgisi dışında kredi hesabından üçüncü kişilere yapılan ödemelerin, döviz tevdiat hesabından virmanla kapatıldığını ileri sürerek, 75.000 DM.ın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, vadesiz hesabın davacı adına dava dışı Metin K tarafından açıldığını, hesaba davacı tarafından para yatırılmadığını, döviz hesabının kredi hesabına teminat gösterildiğini, davacının bilgisi ve talimatı dahilinde ortağı olduğu dava dışı F şirketine havale edildiğini, davacının vadesiz hesabını teminat gösterip kredi kullanmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar ilk olarak 09.11.1999 tarih 1999/4264-8955 sayılı kararla bozulmuş, tekrar verilen davanın kabulü kararı bu kez Dairemizin 22.03.2001 tarih 2001/10972-2255 sayılı kararı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, dava dışı şirketin defter ve kayıtlarının tutulmasından dava dışı Metin K'un sorumlu olduğu, davacının etki edecek nitelikte olmadığı, davalının kullandırdığı krediler karşılığında davacının şirketten para almamış olduğu, bu durumda kredinin davacının bilgisi ve isteği dışında davalı banka tarafından dava dışı şirkete kullandırıldığı, bankanın bu işlemleri davacının öğrenmesine imkan verecek şekilde yapmadığı, bu durumun bankacılık teamüllerine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Yargılama aşamasında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu vekili davaya davalı yanında fer'i müdahil olmak istediklerini belirten dilekçe vermiş olup, mahkemece fer'i müdahale konusunda 11.03. 2003 tarihli celsede bir karar verilmek üzere ara kararı tesis edilmiş ise de, devam eden celselerde bu talep yönünden bir karar verilmemiştir. Fer'i müdahalenin kabulü halinde sunulacak yeni deliller ile davanın seyrinin değişmesinin söz konusu olmasına göre mahkemece öncelikle bu konuda bir karar verildikten sonra işin esasına girilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre mümeyyiz davalı ve fer'i müdahale talep eden vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı ve Fer'i müdahale talep eden vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmemesine, 18.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy