(818 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.03.2004 tarih ve 2002/924-2004/170 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24.05.2005 gününde davalı avukatı Hakan Vural gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin kaybettiği ve yerine yenisini aldığı kimlik belgesini ele geçiren üçüncü kişilerce davalı banka nezdinde müvekkili adına hesap açtırıldığını ve çek karnesi alındığını, davalının dikkatsiz ve özensizliği sonucu sahte çeklerin tedavüle çıkmasıyla müvekkilinin haksız işlemlere uğradığını ve kişilik haklarının çiğnendiğini ileri sürerek, (2,5) milyar lira manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin çek karnesi verirken gereken dikkat ve özeni gösterdiğini savunmuştur.
Mahkemece, sunulan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın kredili bilgisayar kampanyası için genel müdürlük genelgesi uyarınca gerekli bilgi ve belgeleri almadığı, kredi isteyenin oturduğu ev ve kimliğinin istihbaratını yapmadığı, tacir olarak görülen kişiye tüketici kredisi açarken ticari işletmesine ilişkin ticaret sicil kaydını içeren gazeteyi, son yıla ait ödenen gelir vergisi ödendi makbuzunu ve aylık gelir belgelerini almadığı, tüketici kredisi talep formundaki adreslerle çek karnesi talep formundaki adreslerin farklılığını gözden kaçırdığı, BK.nun 99/2 nci maddesince davacıya karşı oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, takdir edilen 1 milyar lira manevi tazminatın faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalı bankanın davacının kaybettiği nüfus cüzdanını kullanan meçhul kişiye çek karnesi vererek kredi kullandırması kusurlu bir davranış ise de, bundan dolayı davacı lehine manevi tazminat tayinini gerektiren hukuki nedenler karar yerinde tartışılmaksızın ve gerekçe gösterilmeden davalıya manevi tazminat yükletilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA; takdir edilen 400.00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy