(6762 S. K. m. 1281) (1086 S. K. m. 432) (Hırsızlık Sigortası Genel Şartları A.5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.04.2004 tarih ve 2003/109-2004/265 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: 1- Davacı vekili, müvekkilinin kiracısı bulunduğu ve davalı şirkete hırsızlık rizikosuna karşı sigortalı olan konutunun kapısının 20.11.2002 tarihinde anahtarlarla açılmaması üzerine polis marifetiyle temin edilen çilingir tarafından açıldığını, yapılan incelemede kapı kilidinin zorla kırılarak göbeğinin değiştirilmiş olduğunun ve tüm eşyalarının çalındığının anlaşıldığını, usulüne uygun müracaata rağmen davalı şirkete ödeme yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik (20.575.000.000)TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı konutta hırsızlık fiilinin işlendiğini gösterir hiçbir bulgunun yer almadığını, kapı kilidinin zorla kırılmadığını, kilit göbeğinin değiştirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, evdeki eşyaların davacının boşandığı veya ayrı yaşadığı eşi tarafından götürülmüş olabileceğini, bu durumda Genel Şartların A.5.4. maddesine göre zararın teminat dışında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı sigortacının, sigortalı eşyaların çalınmadığı ve davacının eşi tarafından götürüldüğü savunmasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (16.047.300.592) TL'nin reeskont türünden temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermiştir.
1- Davacı vekilinin 2.6.2004 tarihli cevabı temyiz dilekçesinin, temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı, bu durumda davacı vekilinin süresinde ve usulüne yapılmış bir temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 432/4 maddesi uyarınca süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve hırsızlık sigortası genel şartlarının A.5.5.4.maddesi uyarınca hasarın teminat dışında kalması için hırsızlık veya tahribatın sigortalı ile birlikte yaşayan veya birlikte oturan kimseler tarafından yapılmasının gerekmesi karşısında, ayrı yaşadığı davalı sigortacı tarafından da kabul edilen davacının eşinin dava konusu eşyaları götürmesinin sigorta teminatı dışında kaldığı yönündeki davalı savunmasına itibar edilmesinin mümkün bulunmamasına ve kaldı ki TTK'nun 1281/2. maddesi uyarınca zabıta marifetiyle düzenlenen görgü ve tespit tutanağı ile ifade tutanaklarıyla hırsızlık olayının meydana geldiği saptandığına göre aksinin, diğer bir deyişle hasarın teminat kapsamı dışında kalan bir sebepten kaynaklandığının ispatının sigortacıya ait olduğu yönündeki mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin bütün temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 649.54 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy