(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.02.2004 tarih ve 2003/204 - 2004/153 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife 05.08.2000 tarihinde ortak olduğunu ve tarafına ortaklık senedi verildiğini, kooperatif tahsilat makbuzu ile davalı Abdulvahap Mermer'e 5000 DM ödediğini, ancak müvekkilinin 2001 ve 2002 yıllarında yapılan genel kurul toplantılarına davet edilmediğini, davalı Abdulvahap Mermer'in kendisine kooperatifte üye olmadığını söylediğini, anılan davalının banka hesabına ödemelerde bulunduğunu ileri sürerek, müvekkilinin S.S. Pelitköy Yakamoz Konut Yapı Kooperatifi'nin ortağı olup olmadığının tespitine, ortak olmadığının tespiti halinde yaptığı ödemelerin faizleriyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının kooperatifin üyesi olduğunu, hakkında verilmiş bir ihraç kararı bulunmadığını, A.Mermer'in kooperatif üyesi olup, kendisine teslim ve havale edilen tüm ödemeleri kooperatife intikal ettirdiğini, davacının üyeliğinin devam ettiğini, dava açmakta hiçbir menfaati olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ortaklığı konusunda karar alınmamış ve hazirun cetvellerinde adına rastlanmamış ise de ortaklık senedinden, davalı kooperatifin savunmasından ve davacının davalı kooperatife yapmış olduğu ödemelerden davacının kooperatif ortağı olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunun belirlenmesine, ikinci istem yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava, davalı kooperatifin ortağı bulunup bulunmadığının tespiti, ortak olmadığının tespit edilmesi halinde ise yapılan ödemelerin faiziyle birlikte tahsili istemlerine ilişkin olup, terditli yani kademeli bir şekilde açılmıştır. Bu tür davalarda davacı ilk önce asıl istemi hakkında bir karar verilmesini ister, asıl isteminin reddi ihtimaline karşı da ikincil bir istemde bulunur. Somut davada, mahkemece davacının kooperatif ortağı olduğunun tespitine karar verilmesi nedeniyle bu ortaklıktan kaynaklanan ödemelerin istirdadına ilişkin istem hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı taraf davasını terditli olarak açmasına rağmen bilirkişi raporuna karşı verdikleri yazılı beyanda, açılan davanın kooperatiften çıkma iradesini içerdiğinden davacının davalı kooperatife yaptığı ödemelerin faiziyle tahsiline karar verilmesini, bu yönde inceleme yaptırılmasını istemiştir. Davacı taraf verdiği temyiz dilekçesinde de açılan davanın kooperatiften çıkma iradesini içerdiği gerekçesiyle yapılan ödemelerin faiziyle tahsilini istediğinden, yargılama sürecinde talep ettiği ikincil istemini asıl talep haline getirdiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, ortak olduğunun tespiti yönündeki talebinden vazgeçerek, sadece ödediği paranın faiziyle tahsilini isteyen davacının talep sonucunu daraltarak davasını ödediği bedelin iadesine dönüştürdüğünün kabulü gerekir. O halde mahkemece, davacının bu yöndeki isteminin incelenerek değerlendirilmesi gerekirken, davacının beyanları dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy