11. Hukuk Dairesi 2004/7538 E., 2005/4273 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada (Ankara Asliye Sekizinci Ticaret Mahkemesince verilen 25.6.2003 tarih ve 2002/152-2003/362 sayılı kara-
nn Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından İstenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi İçinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankaya banka dışı M.....Tavukçuluk A.Ş. tarafından kredi borçlarına karşılık olarak verilen 431.000.000TL bedelli
Çek'in, müvekkil bankanın çalışanlarınca kaybedildiğini, borçlunun oyalamaları nedeniyle çek'i halen tahsil edemediklerini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faizi, çek komisyonu ve çek tazminatı ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının husumet sıfatının bulunmadığını, çek'in ortada olmadığını, bu davanın tamamen M
Tavukçuluk A.Ş. ile aralarında genel hükümlere göre görülecek bir alacak ilişkisi olduğunu ve kendi kayıtlarında bu çek'e rastlanmadığını savunarak, davanın reddini İstemiştir.
Mahkemece, İddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalının sebepsiz zenginleştiği gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK.nun 730/14. bendi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken ve aynı Yasanın 644, maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz zenginleşme davasıdır.
Davacı vekili, müvekkili bankanın alacağına karşılık, dava dışı M.....Tavukçuluk A.Ş.den ciro yolu ile aldığı çek'i kaybettiğini, çek hakkında İptal davası açarak bu yönde karar aldırdığını ve ancak alacağını henüz alamadığını ileri sürerek, bu dava ile alacağına kavuşmak istemektedir.
TTK.nun 564. vd. maddelerinde kıymetli evrakın kaybı nedeniyle alınacak iptal kararının hükümleri düzenlenmiş olup, bu yasa hükmüne göre, iptal kararının esasen, hak sahipliğinin teşhisi bakımından bir fonksiyonu bulunmaktadır. Bu kararın maddi hukuk bakımından bir etkisi yoktur. Çek'e dayalı hakk/n varlığına ve kapsamına ve hatta tasarruf yetkisine de etkisi yoktur. Hatta iptal karan, tek başına, davacının alacaklı olduğunu dahi göstermez.
İptal kararının yukarıda açıklanan hüküm ve sonuçlarına göre, davacının, çek ortada yok iken keşideciye karşı açtığı bu davanın dinlenilmesi mümkün değildir. TTK.nun 644. maddesinde düzenlenen bu dava, çeke dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hamilin, keşideci İle kendisi arasında, ke-şideci ile lehdar arasındaki gibi çek'e dayalı bir temel borç ilişkisi bulunmadığından, ancak davasını münhasıran çeke dayanarak açabileceği bir davadır. Bu dava ile TTK.nda düzenlenen kıymetli evraka ek bir koruma, hamiline ek bir başvuru hakkı getirilmiştir.
Davanın açıklanan bu niteliğine göre, keşideciye karşı açılan bu davanın dinlenebilmesi için, çek'in ortada olması yada keşideci tarafından çek'in varlığının kabul edilmiş olması gerekir. Davalı, dava dışı lehdar İle aralarındaki ilişkinin varlığını kabul ediyor ise de çek'in varlığını başından beri kabul etmemektedir. Bunun da çek'in varlığını kabul etme şeklinde kabul edilmesine imkan yoktur. O halde davacı, aralarında temel borç ilişkisi bulunmayan keşideciye karşı bu davayı açamaz. Yalnızca çek'İ kendisine ciro eden leh-dara karşı, aralarındaki temel borç ilişkisine dayalı olarak bir dava açabilir.
Bu durumda mahkemece, davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itiraz-larının kabulü ile hükmün, davalı yararına (BOZULMASINA) ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.4.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.