(1086 S. K. m. 84)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.03.2004 tarih ve 2001/1664 - 2004/219 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 31.05.2005 günde davacı avukatı Bülent Özden ile davalı avukatı Ayşen dursun gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Etiler Şubesi'nde 27.02.2001 tarihinde 120.000 USD meblağlı 3 ay vadeli hesap açtırdığını, vade sonu olan 01.06.2001 tarihinde gittiğinde paranın davacıya ödenmediğini ileri sürerek bu meblağın yıllık %13 faiziyle birlikte fiili ödeme günündeki kur üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 24.01.2003 tarihli ıslah dilekçesiyle davalı tarafça ibraz edilen davacının parasının vekili tarafından çekildiğine dair muhasebe kayıt raporu altındaki imzayı kabul etmediklerini, davanın müvekkilinin vekiline ihbar edilmesi gerektiğini belirterek 120.000 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek %13 faiziyle birlikte aynen tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu paranın hesabın açıldığı tarihte davacının eşi ve vekili olan Haluk Cemal Çakar tarafından çekildiğini, bu nedenle davacının müvekkilinden böyle bir alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalı banka tarafından, banka nezdinde bulunan davacıya ait hesaptaki 120.000 USD'nin 27.02.2001 tarihinde hesap sahibinin vekili Haluk Cemal Çakar'a ödendiği ve bu nedenle bankanın borcu bulunmadığı savunulmuşsa da davacı tarafın davasını ıslah etmesi üzerine alınan Adli Tıp Kurumu raporuyla adı geçen belgedeki imzanın hesap sahibinin vekilinin el ürünü olmadığı anlaşıldığından, davacının hesabındaki paranın davacı yada vekiline ödenmediği, bu suretle davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 120.000 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince yürütülecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, davacının davalı bankada açtırdığı vadeli hesabındaki 120.000 USD'nin faiziyle tahsili istemine ilişkindir. HUMK'nun 84 ncü maddesine göre ıslah, tahkikata tabi olan davalarda tahkikat bitinceye kadar, olmayanlarda mahkemenin hitamına kadar yapılabilir. Davacı vekili, 24.01.2003 tarihli ıslah dilekçesiyle; dava dilekçesinin netice-i talep bölümünü ıslah ederek 120.000 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek %13 faiziyle birlikte aynen tahsilini, cevaba cevap dilekçesi ile delil listesi kısmen ıslah ederek davalı banka tarafından delil olarak mahkemeye sunulan muhasebe kayıt raporu adlı belge altındaki imzanın müvekkiline ya da vekiline ait olmadığını belirterek bu konuda Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasını istemiş, hesap kapatıldığında parayı çekenden hesap cüzdanının geri alınacağını, oysa cüzdanın halen davacının elinde olduğunu belirterek davanın davacının vekili ve eşi olan Haluk Cemal Çakar'a ihbarını talep etmiştir. Davacı tarafın ıslah talebi, hesaptaki paranın vade sonunda davacıya ödenmediği ileri sürülerek açılan davanın teyidi, pekiştirilmesi niteliğinde olduğundan ve usulüne uygun şekilde yapıldığından dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 11.872.875.200.-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı banka vekili temyiz dilekçesinde, yüksek kurdan hesaplama yapılması nedeniyle aleyhlerine (1.170.523.200.-TL) fazla vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek karar tarihindeki TCMB döviz kurlarına ilişkin bir bilgisayar çıktısı ibraz etmiştir. Dosyadan mahkemenin hangi kura itibar ederek vekalet ücreti hesabı yaptığı anlaşılamadığından TCMB döviz kurları getirtilerek Dolar satış kuru üzerinden vekalet ücreti hesaplanması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy