(554 S. KHK. m. 58)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.03.2004 tarih ve 2001/933 - 2004/198 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hazır ayakkabı imalatında kullanılan PÜ, Termo, Plastik ve PVC'den imal edilen hazır ayakkabı tabanı tasarımını İtalya'da yaptırarak Türkiye'de adına tescil ettirdiğini, davalının anılan tasarımı taklit ederek piyasaya ayakkabı sürdüğünü, ucuz hammaddeler kullandığını, piyasadaki imaj ve itibarın zedelendiğini, haksız rekabette bulunduğunu, tasarım hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetinin ve tasarım hakkına tecavüzünün men'ine, taklit ürünlerin imalinde kullanılan kalıplar ile ürünlerin iptal ve imhasına, 5 milyar TL maddi ve 5 milyar TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaların yersiz bulunduğunu, ayakkabı tabanları konusunda İtalya'da gelişmeler olduğunu, davacı gibi müvekkilinin de bu ülkeden ayakkabı kalıbı satın aldığını, uyuşmazlık konusu kalıbında satın alınan kalıplardan olduğunu, davacının kendi tasarımı gibi tescil belgesi aldığını savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında da; davacı adına tescil edilen tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsurunun bulunmadığını bildirerek, hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın takipsiz bırakıldığı, süresinde yenilenmediği, davacı-karşılık davalının tasarımının yenilik ve ayırt edecilik unsurlarını taşıdığı, aksinin de davalı-karşılık davacı tarafından kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına, karşılık davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, tasarım hakkına tecavüz ile haksız rekabetin önlenmesi, maddi ve manevi tazminat, karşılık dava ise, tescilli tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsurunu taşımadığı iddiasına dayalı, hükümsüzlüğe karar verilmesi istemine ilişkindir.
Gerek asıl dava gerekse karşı davadaki istemler değerlendirildiğinde uyuşmazlığa 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Anılan Kanun Hükmünde Kararname'nin 5194 sayılı Yasa ile değişik 58 nci maddesi hükmüne göre, bu Kanunun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda görevli mahkemenin ihtisas mahkemeleri olduğu, bu mahkemelerin tek hakimli olarak görev yapacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirileceğini ve bu mahkemelerin yargı çevresini Adalet Bakanlığı'nın teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun belirleyeceği düzenlenmiştir. 16.09.2004 tarih ve 396 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararıyla da, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemelerin kurulmasına kadar ikiden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde üç numaralı asliye hukuk mahkemesi ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilmiştir. Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisidir. Somut olayda dava açıldığı ve kararın tesis edildiği tarih itibariyle hükmü tesis eden mahkeme görevli ise de mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. Bu durum karşısında, mahkemece görev hususunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy