(6762 S. K. m. 4, 1066)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.03.2004 tarih ve 2003/179-2004/155 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 31.05.2005 günde davacı avukatı M.A. gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada nazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi G.G. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili tarafından sigorta teminatı altına alınan alüminyum levhaların davalı tarafından yapılan deniz yolu ile taşıması sonrasında yapılan incelemede emtianın korozyona uğradığı, oksitlendiği, kargoya ağır derecede klorür karışarak hasarlandığının belirlendiğini, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 25.051.92 USD.nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTKnun 1066ncı maddesine uygun ihbar bulunmadığını, zararın taşıma sırasında oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, yükün 16.01.2002 tarihinde teslim edildiği, o tarihten sonra TTKnun 1066/1nci maddesine göre 3 gün içinde taşıyana yapılması gereken ihbarın yapılmadığı, bu durumda malın sağlam olarak teslim alındığının kabulü gerektiği, teslimden üç ay sonra yapılan ekspertiz incelemesinin TTKnun 1066/son'daki sorumsuzluk karinesini ortadan kaldıramayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1-28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4ncü maddesine eklenen fıkra uyarınca iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir. değinilen Yasa ile ihdas edilen bu düzenleme doğrultusunda 19.07.2004 tarihli olurla İstanbul'da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olup, yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiştir.
Somut uyuşmazlık 6762 sayılı TTKnun Deniz Ticareti başlıklı 4ncü kitabında düzenlenen hükümler gözetilerek çözümleneceğinden davanın görülüp sonuçlandırılması Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görevine girmektedir. Görev hususu yargılamanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde tutulacağından mahkemece görevsizlik kararı verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy