(2577 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 27. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.03.2004 tarih ve 2002/869-2004/129 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı belediyenin yol yapım çalışması sırasında, iş makinası ile sigortalı İnteraktif Telekomünikasyon A.Ş. ye ait dolaba çarparak hasara uğramasına neden olduğunu, %100 kusurlu eylemi sonucu sigortalı araçta (1.486.300.000) TL. hasar meydana geldiğini ileri sürerek olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, belirtilen adres ve tarihte müvekkili tarafından yol çalışması yapılmadığını, faizin fahiş olduğunu savunarak davanın husumet yokluğundan ve esasta reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı belediyeye ait yol çalışması yapan ekibin davacı şirkete sigortalı İnteraktif Telekomünikasyon A.Ş.'ye ait Kablo TV saha dolabına zarar verdiği gerekçesiyle davanı kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, Elektronik Cihaz Sigorta Poliçesine dayalı olarak yapılan ödemenin rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı sigorta şirketi, davalı kurumun yol yapım çalışması sırasında gerekli tedbirleri almaması nedeniyle iş makinesi ile sigortalıya ait dolabın hasara uğramasında sorumluluğu bulunduğunu iddia etmiştir.
Hukuk yargılamasında olayları açıklamak davanın taraflarına, hukuki nitelendirme yapmak hakime aittir. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan belediye, kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundan dolayı açılan davalar, İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunu'nun 2 nci maddesi hükmü uyarınca tam yargı davası olarak ikame edilmesi gerekmektedir. O halde, mahkemece, hizmet kusuruna dayanılarak açılan bu davada yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde işin esasına girilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2 Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy