(551 S. KHK m. 165) (2709 S. K. m. 153)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.02.2004 tarih ve 2002/605 - 2004/22 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin "ahşap doğramalarda plastik kilitlime ile köşe bağlama yöntemi" adı altında kendi buluşu olarak tescil ettirdiği faydalı modelin, daha önce Almanya'da ve Türkiye'de de endüstriyel tasarım olarak Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescil edildiğini, yeni buluş olmadığını ileri sürerek, tescilin hükümsüzlüğüne ve Türk Patent Enstitüsünün tescil işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının 551 sayılı KHK' nin 165 inci maddesine uygun olarak itirazda bulunmamış olması nedeniyle, davacıya ait faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünü talep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin önlenmesi, davalı şirket adına Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı nezdinde kayıtlı endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğünün tespiti ve tescilinin iptali istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de davanın reddine gerekçe gösterilen, 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 165 inci maddesinin ilgili hükmü, Anayasa Mahkemesi'nce 23.03.2004 tarih ve 2001/1 Esas ve 2004/36 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş ve bu karar 21.04.2004 tarihli ve 25440 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmış olduğundan, verilen karar bu nedenle doğru olmamıştır.
Anayasa'nın 153/son maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar. Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlığın esasına girilmeden iptal edilen hükme dayalı olarak, dava hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi kararının hukuki dayanağı ortadan kalkmış olduğundan, mahkemece, davanın esasına girilerek gerekli incelemenin yapılması ve sonucuna göre istemlerin değerlendirilmesi gerektiğinden, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy