(1163 S. K. m. 17) (7201 S. K. m. 21, 28) (2004 S. K. m. 67)
Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.10.2003 tarih ve 2002/17 - 2003/583 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi İçinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı iken ortaklıktan 27.5.1999 tarihinde istifa ettiğini, ancak, davalıya yapılan ödemelerin ihtarlara rağmen iade edilmediğini, davalı hakkında yapılan takibin de itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, dayalının itirazının iptaline, takibin devamına, %40 İcra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davanın kısmen kabulü ile, takibin 4.052.000.000.TL. asıl alacak üzerinden devamına, 11.4.2000 tarihinden itibaren %70'i geçmemek üzere yasal temerrüt faizi uygulanmasına, İcra inkar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı kooperatif ortaklığından çıkma nedeniyle yatırılan paranın iadesi istemine dayalı olarak yapıları İcra takibine olan itirazın iptali istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17 nci ve yapı kooperatifleri tip sözleşmesi ile, aynı doğrultudaki davalı kooperatif ana sözleşmesinin 15 nci maddeleri uyarınca, devir dışında bir nedenle kooperatif ortaklığı sona erenlerin yedek akçeler dışında kalan alacakları, ortaklığın sona erdiği yılın bilançosuna göre hesaplanarak, bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde eski ortağa geri verilir. Davacı Konya 5. Noterliği'ne ait 27.05.1999 gün ve 8379 yevmiye no'lu ihtar ve yine Konya 3. Noterliği'ne ait 22.01.2001 gün ve 2057 yevmiye nolu ihtarlarla kooperatiften istifa ettiğini dayalı kooperatife bildirmiştir. Bu ihtarların dayalı kooperatife Tebligat Kanunu'nun 21 nci maddesi hükmü gereğince tebliğ edildiği ihtarnamelerin arkasındaki şerhten anlaşılmaktadır. Ancak, davalı kooperatif vekili, istifayı bildiren ihtarnamelerin müvekkiline tebliğ edilmediğini, istifadan kooperatifin haberdar olmadığını, hatta davacının bu arada ihraç edildiğini savunmuştur. Mahkemece, davacı tarafından çekilen ihtarların davalı kooperatife usulüne uygun tebliğ edildiğini kabul edilerek davacının alacağı hesap edilmiş ise de, ihtarnamelerin tebliğine dair tebligat parçaları dosyada bulunmadığından, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21 nci maddesine ve Tebligat Tüzüğü'nün 28 nci maddesine uygun olarak yapılıp yapılmadığı an1aşı1amamaktadır. O halde mahkemece, ilgili noterden tebligat parçalarının asılları getirtilerek tebligatın usulüne uygun olup olmadığı tespit edilip ve bundan soma da Kooperatifler Kanunu'nun 17 nci maddesi hükmü gereğince alacağın muacceliyet tarihi belirlenip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı ve dayalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle dayalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davacı ve dayalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 01.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy