(4822 S. K. Geç. m. 1) (4077 S. K. m. 10, 10/A, 23)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kastamonu Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.03.2004 tarih ve 2003/227 - 2004/163 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı Banka'dan kredi kartı üyelik sözleşmesi çerçevesinde kredi kartı aldığını, borcunu ödeyememesi üzerine 4822 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici 1 nci maddesine aykırı şekilde kendisinden fazladan tahsilat yapıldığını ileri sürerek, 1.100.000.000-liranın, ıslah dilekçesi ile de 1.724.000.000-liranın temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, anılan yasa uyarınca fazladan yapılan tahsilatın 1.509.425.112-lira olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, davalı bankadan alınan kredi kartına ait borcun 4822 sayılı Yasa hükmüne aykırı olarak fazladan alınan meblağın tahsili istemine ilişkindir.
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 10 ncu maddesine eklenen 10 /A madde hükmünde kredi kartı ile ilgili düzenlemeye yer verilmiş ve tüketici kredisine ilişkin 10 ncu maddeye atıf yapılmış olup, 23/1 nci madde hükmü karşısında, bu davaya bakmak tüketici mahkemelerinin görevine girmektedir. Öte yandan, bu davalar aynı kanunun 23/2 nci madde hükmüne göre, harçtan muaftır. Mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gereklidir.
Somut olayda, Kastamonu'da müstakil bir tüketici mahkemesi bulunmamaktadır. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 22.06.1995 tarih ve 437 sayılı kararına göre, tüketici mahkemesi kuruluncaya kadar bu mahkemelerde görülmesi gereken davalara asliye hukuk mahkemesi üçten az ise, bir numaralı asliye hukuk mahkemesinin bakması gerekmektedir. Karar yerinde, tek asliye hukuk mahkemesi olduğu karar başlığından anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, bu davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılmasına ilişkin bir ara kararı verilerek, yukarıda belirtilen yasa hükümleri çerçevesinde davanın ele alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, Ticaret Mahkemesi sıfatıyla davanın sonuçlandırılması bozmayı gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy