(1163 S. K. m. 16, 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.02.2004 tarih ve 2003/718 - 2004/133 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatif ortağı bulunan müvekkilinin usul ve yasaya aykırı şekilde ortaklıktan ihraç edildiğini, talep edilen borç miktarının açık olmadığını, müvekkilinin belirtilen miktarda borcu bulunmadığını, sonradan kooperatifçe müvekkilden yapılan tahsilatların ihraç kararının geri alındığı anlamına geldiğini, davalı kooperatifçe tekrar 1 nci ihtar gönderilerek daha önce yapılan ihraç işlemlerinin geçersiz sayılıp yeniden ihraç işlemine başlandığını ileri sürerek, müvekkili hakkında verilen ortaklıktan ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın hak düşürücü süresi içinde açıldığı, davacı adına keşide edilen 10.04.2002 tarihli ihtarnamenin 1 nci ihtarname kabul edildiği ve davacıya keşide edilmiş bir aylık ödeme sürecini içeren 2 nolu ihtarnamenin bulunmadığı, tek ihtara dayanılarak verilen çıkarma kararının yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davalı kooperatif yönetim kurulunun davacının ihracına ilişkin 25.06.2002 gün ve 68 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve 25.01.2002 tarihinde keşide edilen ihraç ihtarından sonra yapılan 03.03.2002 tarihli genel kurul toplantısında aidat borçlarının ödenmesi için ortaklara 31.05.2002 tarihine kadar süre verilmesi ve bu sürede borcunu ödemeyen davacının ihracına ilişkin 25.06.2002 tarihli yönetim kurulu kararından sonra yasal süresi içinde, yapılacak ilk genel kurulda görüşülmek üzere bu karara itiraz edilmesi ve 25.05.2003 tarihli genel kurulda bu itirazın görüşülmemesi üzerine 06.06.2003 tarihinde davanın açılması karşısında, davanın 3 aylık hak düşürücü süresi içinde açıldığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Davacı ortak hakkında 07.05.2001 ve 30.05.2001 tarihlerinde 10 gün ve 1 aylık süreler içeren 1 ve 2 nci ihtarnameler keşide edilmiş, bu sürelerde borcun ödenmediği gerekçesiyle ortaklıktan çıkarıldığına ilişkin 25.01.2002 tarihli ihraç ihtarı davacıya 28.01.2002 tarihinde tebliğ edilmiş ve 03.03.2002 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında aidat borçlarını ödemeyen ortaklara 31.05.2002 tarihine kadar süre verilmiştir. Davalı kooperatifçe davacının yine borcunu ödemediği gerekçesiyle bu kez 25.06.2002 tarihli yönetim kurulu kararıyla ortaklıktan ihracına karar verilmiş ve bundan sonra 10.04.2002 tarihli ihtarname ile davacıya borcunu ödemesi için 10 günlük bir süre daha verilmiştir. Mahkemece bu ihtarname 1 ihtar olarak kabul edilmiş ve yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Oysa 03.03.2002 tarihli genel kurulda verilen süre bir atıfet mehli olup, borcun öngörülen şekilde ödenmemesi halinde ihraç kararının geçerliliğini koruduğu şeklinde anlaşılması gerekmektedir. Ancak, 25.01.2002 tarihinde keşide edilen ihtarnamede bu ihraç kararının hangi yönetim kurulu kararıyla verildiği belirtilmemiştir. Bu durum karşısında mahkemece, davacının 31.05.2002 tarihine kadar borcunu ödeyip ödemediğinin araştırılması, ödemediğinin anlaşılması halinde 25.01.2002 tarihli ihraç ihtarının hangi yönetim kurulu kararına dayandığının belirlenmesi, daha sonra da bu ihraç kararının ve yukarıda belirtilen 07.05.2001 ve 30.05.2001 tarihli 1 ve 2 nci ihtarnamelerin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16 ve 27 nci maddelerinde düzenlenen ihraç prosedürüne uygun olup olmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy