(818 S. K m. 104) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.05.2004 tarih ve 2003/1627-2004/1186 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 25.7.2002 tarihli kredi kartı prim ödeme formuna göre davalının poliçeler kendi adına olmasa da üçüncü kişiler yararına 945.000.000 TL prim borcunu ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalı hesabından 26.9.2002-23.11.2002 tarihleri arasında 600 milyon lira çekildiğini ve davalının buna bir itirazı olmadığını, bu tarihten sonra davalının hesabının yeterli olmaması nedeniyle kredi kartından tahsilat yapılamadığını, davalının da ödeme yapmaması üzerine bakiye borcun ve faizinin tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, icra takibinde talep edilen meblağın nereden kaynaklandığının belli olmadığını, kredi kartı prim ödeme formunda onaylanan ödemenin 26.9.2002 tarihinde 945.000.000 TL olduğunu, dava dilekçesinde son ödeme tarihinden önceki ödeme planının iptal edilip yeni tahsilatlar yapıldığının kabul edildiğini, müvekkilinin hangi tarihte temerrüde düşürüldüğü belirtilmeden faiz talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının sözleşme yapmasına rağmen borcunu ödemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin 345.000.000 TL asıl alacak ve 99.041.667 TL işlemiş faiz üzerinden devamına,%40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı takip talebinde 345.000.000 lira asıl alacak, 232.293.699 lira işlemiş faiz olmak üzere toplam 577.293.699 liranın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı-borçludan tahsilini istemiştir. Mahkemece, asıl alacak ve faiz ayrımı yapılmaksızın itirazın iptali ile birlikte takibin devamına karar verilmek suretiyle, takip talebinde yer alan faize faiz yürütülmesi isteği de kabul edilmiş olmaktadır. Hüküm bu yönden BK.104/son maddesine aykırıdır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden HUMK. nun 438/7. madde ve fıkrası uyarınca hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın Hüküm bölümünün 2. bendinde yer alan itirazın iptali ile ibaresinden sonra gelmek üzere asıl alacağa takip tarihinden itibaren faizi yürütülmek suretiyle sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 12.90 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy