(556 S. KHK. m. 8, 42, 71) ((Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus Milletlerarası Bir İttihat İhdas Edilmesine Dair Paris Anlaşması (Paris Sözleşmesi) Mük. m. 6-1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şarköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.07.2003 tarih ve 2002/35 - 2003/174 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.06.2005 günde davacı avukatı Günay Yılmaz ile davalı avukatı Kemalettin Yılmaztekin gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin hafif alkollü içkiler yanında dünyaca tanınmış markalar ile sigara üretiminde bulunduğunu, bunlardan birinin de Maltepe markası altında üretilen sigara olduğunu, markanın 31.01.1983 tarihinde tescil edildiğini ve markanın dünyaca tanınmış olduğunu, davalının MATTEPE ibaresini Şarap, madensuyu ve sodası, meyve suları, meyve özleri ve konsantreleri ile gazozlarda kullanılmak üzere tescil başvurusu yaptığını, davalının anılan ibare ile yaptığı marka başvurusunun müvekkilinin markasının haklı tanınmışlığından yararlanmaya yönelik olduğunu, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/1-4 ncü fıkraları gereğince tescil isteminin reddedilmesi gerektiği gibi 42 nci maddesi gereğince de hükümsüz sayılması gerektiğini ileri sürerek, davalı markasının hükümsüz sayılarak terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, her iki markanın şekil, renk ve kelime olarak birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin markasından şekil+GAME ibarelerinin de bulunduğunu, ayrıca kullanılacak ürünlerin de farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının GAME MATTEPE markasının, davacıya ait MALTEPE markasıyla telaffuz açısından neredeyse ayniyet arzettiği, benzerliğin orta düzeydeki tüketiciyi yanıltabileceği ve davacının Türkiye ve Dünya'da bilinen markasından dolaylı bir şekilde yararlanmaya yol açabileceği, aynı zamanda davalıya ait ürünlerin kötü imal edilmesinden davacının pazar payının da zarar görebileceği, Paris Sözleşmesi'nin mükerrer 6 ncı maddesi gereğince de davalı markasının hükümsüz sayılması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-) Dava, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameden kaynaklanmakta olup, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun, 20.11.2003 tarih ve 537 sayılı, 5846 sayılı Kanun ile 551, 554, 555, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'lerden kaynaklanan hukuk davaları ihtisas mahkemesi olan fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmayan yerlerde, ticaret mahkemesi, müstakil ticaret mahkemesinin bulunmadığı yerlerde bir ve iki nolu asliye hukuk mahkemesi varsa 1 numaralı, ikiden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi varsa 3 numaralı asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin kararı, yine 16.09.2004 tarih ve 396 sayılı kararı ve daha sonra alınan 22.10.2004 tarihli açıklama kararı ile, anılan Kanun Hükmünde Kararnamelere ilişkin davalar bakımından, asliye ticaret mahkemesi kurulmuş olup olmamasına bakılmaksızın, bir yada iki asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bir numaralı asliye hukuk mahkemesi, ikiden fazla asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde 3 numaralı asliye hukuk mahkemesi görevlendirilmiş, 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararı ile de ilgili mahkemelerin yargı çevrelerinin ise adli yargı adalet komisyonunun merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmesine karar verilmiştir.O halde Şarköy ilçesinin bağlı bulunduğu adalet komisyonunun olduğu yerdeki görevli mahkemenin davaya bakması gerekmektedir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev hususu yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gereken hususlardandır. O halde, yukarıda belirtilen Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararı doğrultusunda görev konusunun değerlendirilmesi gerekirken, işin esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
2-) Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, takdir edilen 400.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy