(6762 S. K. m. 4, 787, 893, 1066)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.04.2004 tarih ve 2002/395 - 2004/224 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılar tarafından Ekvator'dan İzmir'e taşınması üstlenilen Kakao Keki emtiasının taşıma rizikolarına karşı müvekkili nezdinde sigortalandığını, temiz, sağlam ve eksiksiz teslim edilen malların İzmir'de sayımı ve dökümü yapıldığı sırada ıslandığı ve ağır küf kokusu oluştuğunun anlaşıldığını, sigorta tazminatının ödendiğini, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 4.380.000.000.-TL.nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Penta Grup Ul. Taş. Ltd. Şti. vekili, dava konusu emtianın taşınması hususunda ithalatçı firma ile müvekkili arasında anlaşma sağlandığını, ancak taşımanın fiilen alt taşıyıcı olarak diğer davalıya bırakıldığını, TTK. nun 787 nci maddesi uyarınca fiili taşıyıcıya karşı dava açılması gerektiğini, TTK. nun 1066/1 nci maddesine göre de hasar ve ziyanın süresinde ihbar edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, taşıma akdinin Maersk Sealand adlı firmayla yapıldığını, müvekkilinin acente olduğunu, ancak taşıyana izafetle dava açılabileceğini, husumetten dolayı davanın reddinin gerektiğini, iddia olunan bozukluğun malın vasfından kaynaklandığını, kaldı ki konişmentoda Yük yükleyici tarafından sayıldı, istiflendi, yüklendi, Yük yükleyicinin beyanlarına göre alındı rezervlerinin bulunduğunu, taşıyanın yükün niteliği hakkında bir taahhüdünün olmadığını, ayrıca mevcut hasarın konteynerin yetersizliğinden de kaynaklanmadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı Mearsk şirketinin acente sıfatının olduğu, davacının davasını yargılama sırasında sadece Penta Grup Ltd.Şti.'ne hasrettiği, diğer davalının kayıtlarda taşıyan olarak görünmediği, ancak cevap dilekçesinde taşıyıcı olduğunu kabul ettiği, dolayısıyla pasif husumet ehliyetinin olduğu, ordinonun kesilip teslim edilmesinin malın teslimi anlamına gelmeyeceği, zira malın ithal edilip edilmeyeceğine izin verilmesi için Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü'nün kontrol yapması gerektiği, 18.04.2002 tarihli tutanakla malların bozulduğu gerekçesiyle ithale izin verilmediği, malların teslim edilmiş sayılamayacağı, TTK. nun 1066 ncı maddesi hükmünün bu nedenle uygulanamayacağı, ancak davacının emtianın taşıyana sağlam teslim edildiğini ispat etmesi gerektiği, konişmentonun ibraz edilmediği, sunulan belgenin aslında yükleten memorandası olduğu, açıklanan belgede taşınan emtianın kapalı konteyner şeklinde teslim alındığı, yüklemenin taşıyan tarafından yapılmadığı, gönderen tarafından yapıldığı, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin ispatı için davacıya imkan verildiği, ancak konişmento dahil bir belge sunamadığı, davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davalı Mearsk Den.A.Ş hakkındaki davanın husumet, diğer davalı hakkında ise subut bulmadığından reddine karar verilmiştir.
1- Dava, taşıma sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Yasa ile 6762 sayılı Türk Ticaret Yasası'nın 4 ncü maddesine eklenen fıkrada, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Yasanın dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı, bu mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirleneceği düzenlenmiştir. Anılan yasal düzenleme doğrultusunda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararıyla da, bu tür davalara denizcilik ihtisas mahkemesi bulunmayan yerlerde birden fazla ticaret mahkemesi bulunması halinde (1) numaralı ticaret mahkemesinin bakacağı belirlenmiştir. Deniz ihtisas mahkemesi sıfatlı ticaret mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki, görev ilişkisidir.
Somut olayda dava konusu taşıma, deniz yoluyla gerçekleştirilmiştir. Uyuşmazlık, 6762 sayılı TTK. nun Deniz Ticareti başlıklı 4 ncü kitabındaki 893 ve onu izleyen maddelerde düzenlenen hükümler gözetilerek çözümlenecektir. Dolayısıyla görevli mahkeme, Denizcilik İhtisas Mahkemesidir. Görev hususu, temyiz dahil yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınacağından mahkemece görevsizlik kararı verilmesi için, hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.05.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy