(818 S. K. m. 19)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bornova Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.3.2003 tarih ve 2001/500-2003/227 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkilleri tarafından davalı şirkete 1.8.1995 tarihinde kiralanan fabrika binası için aylık 1.080.000.000 TL olarak ödenmekte olan kira bebelinin ekonomik koşullardaki olağanüstü değişim nedeniyle yetersiz kaldığını ileri sürerek kira parasının uyarlama yoluyla aylık 6.000.000.000 TL olarak tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kiranın her yıl sözleşme şartlarına göre yeniden belirlendiğini, devalüasyon ve ekonomik krizin öngörülmeyen durum olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kira bedelinin uyarlanması gerektiği belirtilerek dava tarihinde geçerli olmak üzere aylık 2.700.000.000 TL olarak kira parasının uyarlanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilmiş 1.8.1995 tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesinin ekonomik koşullarda önceden kestirilemeyen olağanüstü değişiklikler nedeniyle işlem temelinin çöktüğü iddiasına dayalı olarak kira bedeli yönünden uyarlanması istemine ilişkindir.
Uyarlama istemine konu kira sözleşmesi incelendiğinde "Hususi Şartlar" bölümünün 7 nci maddesinde, tarafların kira artışına ilişkin düzenleme yaptıkları bu maddeye göre kira artışının yıllık %65 olup, bu oranın 3 yıl için her yıl %65 olduğu, 3 yıldan sonra her üç yılda bir tarafların bir araya gelerek yeni bir kira artış oranı belirleyecekleri, enflasyon oranı, beyaz eşya endeksi ve Yargıtay İçtihatlarının yeni oranda esas alınacağı, kiracının buna yanaşmamasının akde aykırılık nedeniyle tahliye sebebi olduğu belirtilmiştir. Buna göre, taraflar kira akdinin kurulması sırasında kira bedelinin artırımına ilişkin kriterleri belirlemiş olup, akdin Nisan 1994 ekonomik krizinden sonra kurulmuş olmasına göre de ekonomide yaşanan olumsuzluklar nazara alınarak sözleşme koşulları düzenlenmiştir. Davacı tarafın ekonomik koşulların olağanüstü değişimi nedeniyle 25.5.2001'de açtığı bu davada ekonomik krizlerin ve yüksek enflasyon oranı ile devalüasyonların uzun yıllardan beri ülkemizde sık sık yaşanması nedeniyle artık beklenmeyen hal olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı ve taraflar arasındaki sözleşmede de kira bedelinin artırımına ilişkin kararlaştırılan ölçütlerin, ekonomik koşulların taraflarca başlangıçta dikkate alındığını göstermesine göre de beklenmeyen ekonomik değişimler nedeniyle işlem temelinin çöktüğünden bahisle açılan uyarlama davasının dinlenebilme koşulları somut olayda bulunmamaktadır. Davacıların, kira bedelini yetersiz kaldığı yönündeki iddialarının ancak Sulh Hukuk Mahkemesine açacakları kira tespiti davasında değerlendirilebileceği nazara alınarak, koşulları bulunmayan uyarlama davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy