(818 S. K. m. 145, 147)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.04.2004 tarih ve 1999/282 - 2004/148 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ve davalılardan Ali Demirtaş vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkili Diether Marchurich ve eşi Jutta Marchurich'in Türkiye'de yaya olarak gezdikleri sırada kaza sonucu yaralandıklarını, diğer iki müvekkilinin tedavi giderleri ve zararları karşılayan sosyal güvenlik kurumu olduklarını, bu iki kurumun ödedikleri zararlar ile müvekkilinin uğradığı kazanç kaybı toplamının kusura isabet eden kısmının 43.727,90 DM olduğunu, davalı sürücünün olayda 2/8 oranında kusurlu olduğunu, diğer davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası olduğunu ve bakiye limitleri dahilinde sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faizi ile hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılardan sigorta vekili, limitle sınırlı olarak sorumlu olduklarını, kaza nedeniyle ödemede bulunarak ibraname aldıklarını ve başkaca bir ödeme için kendilerine bir başvurunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, bir kısım duruşmalara katılmış raporlara itiraz ettiğini bildirmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, davalı sigorta bakımından, yaralanan Diether Marchurich ve eşine vekaleten Avis Ltd. Şti.ne yapılan ödeme sonucu alınan ibranamenin diğer davacıları da bağladığı gerekçesiyle, davanın reddine; davalı sürücü bakımından da kazanç kaybının ispat edilemediği ve davacı KKH Hastalık Kasasının alacağının davalı sigortaca yapılan ödemenin altında kaldığı gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile hesaplanan 30.510,45 DM'ın fiili ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığının davalı Ali Demirtaş'tan temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ile, davalılardan Ali Demirtaş vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm ve davalı Ali vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, haksız eylemden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı sigorta bakımından ödeme sonucu ibraname alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, BK.nun 145 ve 147 nci maddeleri hükümlerinden çıkan sonuca göre, müteselsil borçlulardan birinin ödemesi oranında diğer borçlular borcundan aynı oranda kurtulacağından, bu durumda alacaklı, diğer borçluların zararına olarak müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirmiş sayılacağından, bu eyleminin sonuçlarına katlanması gerekecektir. Ödeme savunması, bir def'i değil, itiraz niteliğinde olup, esasen mahkemece, re'sen gözetilmesi de gerekmektedir.
Bu durumda, anılan ödeme nedeniyle, davalı sürücünün ancak sigorta limitini aşan kısım üzerinden sorumlu tutulması mümkün olacağından, buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3- Öte yandan, tazminata konu Almanya'da yapılan tedavi giderlerinin hesaplandığı 04.03.2004 havale tarihli doktor raporu yetersiz ve soyut olduğu gibi, bu rapor, hem önceki raporlarla büyük oranda çelişmiş ve hem de başlangıcında yaralanan sigortalı ve eşi için yazılmaya başlandığı halde, sonuçta davacı sigortalının gördüğü tedavi gideri olduğu şeklinde sonuca bağlanarak tereddüte neden olmuştur. Ayrıca, 26.07.2002 tarihli önceki heyet raporunda, 66.290,45 DM.lık harcamanın, tıbbi harcama kapsamında olmadığı belirtilmiş olup, bu husus tartışılmadan ne şekilde tazminat kapsamına girdiği açıklanmadan, bu kalemlerin de tazminat kapsamında sayıldığı, sonraki raporların ayrı bir hesaplama yöntemiyle düzenlendiği ve bu husustaki çelişkilerin giderilmediği anlaşılmıştır.
Diğer yandan, borçlar hukukunun genel ilkesi olarak, haksız eylem sonucu verilen zararların tazmini, bulunduğu yer ve zamana göre giderileceğinden, belirlenecek tazminat miktar ve kalemlerinin Türk Borçlar Hukuku'na göre, istenebilir kalemlerden olduğu da ortaya konulmaksızın hüküm kurulmuştur.
Bu durumda mahkemece, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmek, tazminat kalemlerinin, hangi suretle makul, tedaviye bağlı ve teminat kapsamında oldukları açıklattırılmak üzere, ek rapor ya da yeni bir heyet raporu alınarak, sonucuna göre karar verilmek gerekirken, eksik incelmemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin tüm ve davalı Ali vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, diğer bentlerde açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın Ali yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Ali Demirtaş'a iadesine, 21.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy