(506 S. K. m. 26) (4735 S. K. m. 8)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.11.2003 tarih ve 2002/1065-2003/1313 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı kurum ile akdedilen 25.07.2000 tarihli sözleşme gereği tekel dışı posta gönderilerinin dağıtım işinin müvekkillerince üstlenildiğini, davalının asgari ücrette yapılan artışları dikkate alarak ödemelerini yapmakta iken, 01.01.2001 tarihinden itibaren yükselen asgari ücret farkını ödemeyerek, sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan asgari ücrete göre hesaplama yaparak ödemede bulunduğunu, davalı tarafından ödenmesi gerekirken müvekkilleri tarafından ödenmek zorunda kalınan asgari ücret farkı olan 49.429.995.405 TL ile, SSK prim tabanının artışından kaynaklanan ve müvekkillerince ödenmek zorunda kalınan 111.407.400.000 TL.lık fark nedeniyle müvekkillerinin toplam 160.837.396.405 TL. tutarında zararlarının meydana geldiğini ileri sürerek, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla anılan meblağın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı firmalara ödenecek aylık ihale bedellerinin 26 gün üzerinden eski ve yeni asgari ücretler arasındaki fark ile bu farktan doğan ve işverence karşılanması gereken SSK primleri ve Tasarruf Teşvik Kesintilerinde meydana gelecek artış farkından fiilen çalışılan günlere isabet edenlerin müvekkili kuruluş tarafından, tatil günlerine isabet edenlerinin ise taşeron firmalarca ödeneceğinin açıkça kararlaştırılmış olduğundan açılan davanın haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile 160.837.396.405 TL sının dava tarihi olan 12.07.2002 tarihinden itibaren %64 ve değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı tarafından yapılan eksik ödeme nedeniyle davacıların uğradıkları zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacılar, davalı kurum ile yaptıkları sözleşmenin devamı sırasında asgari ücrette ve SSK prim tabanında meydana gelen artışların neden olduğu fazla ödemelerin davalı kurum tarafından karşılanmaması nedeniyle zarara uğradıklarını, bu ödemelerden davalı kurumun sorumlu olduğunu iddia ederek, davalının sözleşme uyarınca ödemesi gereken miktarın tahsilini istemişlerdir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin eki niteliğinde olduğu kabul edilen idari şartname hükümleri incelendiğinde, ödemelere ilişkin düzenlemenin yer aldığı 8.3 maddesinde, asgari ücretin artırılması halinde eski ve yeni asgari ücret arasındaki fark ile bu farktan doğan ve işverence karşılanması gereken sosyal sigorta primleri ve tasarruf teşvik kesintilerinde meydana gelecek artış farkının da PTT tarafından ödeneceği, hiçbir şekilde belirtilen bu miktarlar dışında ödeme yapılmayacağının açıkça kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Bu maddenin açık hükmü karşısında mahkemece asgari ücret farklarının tahsiline ilişkin talep yönünden davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. Ancak, davacılar istemlerini sözleşmeye dayandırmış olmalarına göre, istemlerinin sözleşme hükümleri uyarınca değerlendirilmesi gerekmektedir. İdari Şartnamenin anılan maddesinde asgari ücret farkı ile bu farktan doğan prim ve kesintiler dışında ödeme yapılmayacağının kesin şekilde kararlaştırılmış olması nedeniyle davacıların talep ettiği SSK Prim Tabanı artışından kaynaklanan ek ödemelerin davalıdan istenmesi mümkün değildir. Bu nedenle anılan kalem yönünden yapılan istemin reddine karar vermek gerekirken, sözleşme tarihi olan 25.07.2000 tarihinden sonra 05.01.2002 tarihinde kabul edilen ve 1.1.2003 tarihinde yürürlüğe girmesi kararlaştırılan 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu nun 8. maddesine dayanılarak hazırlanmış bulunan ve 1.1.2003 tarihinde yürürlüğe gireceği kararlaştırılan Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esaslar hakkındaki düzenlemenin 8. maddesi uyarınca, sigorta primi alt sınır artışından kaynaklanan farkın da davalıdan alınmasına karar verilmesi suretiyle sözleşme tarihinde yürürlükte olmayan hükümlerin uygulanması doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, mahkemece 12.07.2002 dava tarihinden itibaren %64 ve değişen oranlarda reeskont faizine karar verilmiş ise de, 12.07.2002 tarihinde reeskont faizi oranı %55 olup, avans faizi oranı %64 olması nedeniyle, davacıların reeskont faizi yürütülmesine ilişkin istemlerinin mahkemece uygulanacak faiz oranının yanlış olarak belirtilmesi suretiyle aşılması sonucu, HUMK.74. maddesine aykırı davranıldığı anlaşıldığından, kararın bu yönden de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy