(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.05.2004 tarih ve 2001/1028-2004/248 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatif üyesi olduğunu, kooperatife olan aidat ve gecikme faizi borcunu ödemediği için hakkında icra takibi yapıldığını, icra dosyasına 400.000.000.TL.sını ödeyip başka ödeme yapmadığını ve itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin bakiye alacak yönünden devamına, %40 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin borcunu ödediğini, faizi kabul etmediklerini, savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen rapor doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile takibin 319.254.000.TL. üzerinden devamına,davalının %40 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve aidat ve faiz oranları kooperatif genel kurulu tarafından belirlenmesi nedeniyle, davalı kooperatif ortağı tarafından alacağın bilinmesi ve hesap edilmesi imkan dahilinde olup, böyle bir durumda, alacak likit niteliğini kazandığından davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir .
2- Davacı kooperatif, davalı ortağın aidat ve gecikme cezası borcu için icra takibi yapmış ve bu takibe yapılan itiraz nedeniyle itirazın iptali davası açmıştır. Dava, itirazın iptali davası olduğuna göre, mahkemece takip tarihi itibariyle asıl alacak ve işleyen faiz hesap edilip takibin bulunan bu miktarlara göre devamına karar verilmesi gerekir. Bu amaçla mahkemece, davalı ortağın kooperatife olan borcunun tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve kök rapora itiraz üzerine alınan ve davacı tarafından itiraza uğramayan 18.11.2003 tarihli ek raporda takip konusu miktarın 222.915.000.TL. olduğu bildirilmiştir. Bu itibarla, mahkemece bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken, infaz aşamasında dikkate alınması gereken tahsil harcı, vekalet ücreti gibi masraflarında takip miktarına eklenerek takibin devamına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy