(2918 S. K. m. 85, 91, 92)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.04.2004 tarih ve 2002/421-2004/267 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı tarafından zorunlu trafik sigorta poliçesi düzenlenen aracın müvekkillerinden ….’ün idaresinde iken meydana gelen kazada müvekkillerinin murisi …’ün hayatını kaybettiğini, poliçe limitinin davalı tarafından ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, toplam 13.500.000.000.TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olayda hatır taşıması bulunması nedeniyle zararın poliçe teminatı dışında kaldığını, bununla birlikte kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacı sürücünün olayda %100 kusurlu olduğu, işletenin her hangi bir kusurunun olmadığı, dolayısıyla sigortacının da sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı şirkete zorunlu trafik sigortası ile sigortalı araçta sürücü olarak bulunan davacılardan …’ün meydana gelen kazada hayatını kaybeden eşi ….’den dolayı kendisi ve çocukları için tazminat talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere, KTK.nun 91 nci maddesi ile işletenlerin aynı yasanın 85/1 nci maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere trafik sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmiş bulunmaktadır. Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları’nın sigortanın kapsamını düzenleyen 1 nci maddesinde “sigortacı, bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı KTK.na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği” öngörülmüş ve yine KTK.nun 92 nci maddesinde de, anılan sigortanın kapsamı dışında kalan hususlar belirtilmiştir. Bütün bu düzenlemelerden bu tür sigortalarda, sigorta teminatı altına alınan zararların 3 ncü kişilerin beden ve mallarında meydana gelen zararların olduğu tartışmasız bir husustur.
Dava konusu olayda, davacı …’ün, murisi ve desteği olan eşi, kendisinin kullandığı araçta yolcu iken davacının tek taraflı olarak meydana getirdiği kazada hayatını kaybetmiştir. Ölen kişi, yukarıda belirtilen hükümler uyarınca 3. kişi ise de, Anılan davacı, kendi kusuruna dayanarak tazminat talebinde bulunduğuna göre, davalı sigorta şirketi karşısında 3. kişi durumunda olmayıp kazaya (zarara) bizzat sebep olan kişi olduğundan ve KTK.nun 92/a maddesine göre, işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler zorunlu mesuliyet sigortası kapsamı dışında tutulduğundan tazminat talebinde haklı bulunmadığından mahkemece davacı ….’ün davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2-Ancak, kazada ölen muris .. yukarıda açıklandığı şekilde davalı sigorta şirketi karşısında 3. kişi konumunda olup, ölümü nedeniyle zarara uğrayan mirasçıları olan davacı çocuklarının poliçe teminatını talep hakları bulunmaktadır.
O halde mahkemece davacılar .. ve .. yönünden işin esasına girilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı .. vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar .. ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy