(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.06.2004 tarih ve 2003/576 - 2004/354 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu, kesinleşmiş genel kurul kararlarına dayalı aidat ve faiz borçlarını ihtara rağmen ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, % 40'dan az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin aidat borcu bulunmadığını, istenen faiz oranının yasaya aykırı olduğunu savunarak, davanın reddi ile % 40'dan az olmamak üzere icra tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taleple bağlı kalınarak davalının üyesi olduğu kooperatife aidat ve gecikme faizi borcu bulunduğu gerekçesiyle 31.500.000. TL asıl alacak ve 1.584.000.000. TL gecikme faizi üzerinden itirazın iptali ile kabul edilen miktar üzerinden % 40 olarak hesaplanan 646.200.000. TL inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin icraca nazara alınmasının mümkün bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2) Ancak, bilirkişi raporunda davalının takip tarihi itibariyle aidat borcu hesap edilerek kooperatif alacağına geç ödeme nedeniyle %10 gecikme faizi uygulanmıştır. Bu hesaplamanın kooperatif uygulamasını yansıttığından söz edilemez, şöyle ki; önceki genel kurullarda %10 olarak belirlenen gecikme faiz oranı, 04.05.2003 tarihli Genel Kurul Toplantısı'nın 8. maddesi ile % 5'e düşürülmüştür.
Bu durumda, bilirkişi tarafından, davalının 31.07.2003 tarihine kadar hesaplanan aidat borcuna uygulanan gecikme faiz oranı, genel kurulun bu kararı karşısında doğru olmamıştır. O halde mahkemece, davacı ortağın borç durumunun takip tarihi itibariyle, kooperatif uygulaması da dikkate alınarak belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile oluşturulan bilirkişi raporuna göre yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy