(1163 S. K. m. 16, 23, 27) (1086 S. K. m. 161)
Dava: Taraflar arasında görülen davada, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.07.2005 tarih ve 2005/226-2005/607 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, ortaklıktan haksız olarak ihraç edildiğini, zira müvekkilinin aidat borcunun ödenmesi için gönderilen birinci ihtarnamede borç hesabının yanlış hesap edildiğini, birinci ihtarname ile ikinci ihtarnamedeki borç miktarının farklı olduğunu, ikinci ihtarnamede bir ay yerine 30 gün süre verildiğini, müvekkili tarafından ihtarlara yazılan cevabi ihtarların dikkate alınmadığını, ayrıca, müvekkili tarafından yönetim kurulu ile yapılan müzakereler sonucu 7.10.2004 tarihinde 5.433.000.000.TL.sı yatırdığını ve bu şekilde üyeliğinin devamının benimsendiğini, ileri sürerek, davalı kooperatifin 5.2.2005 tarihli genel kurulunda alınan ihraç kararının iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıya yönetim kurulu kararının tebliğinden itibaren yasal sürenin geçtiğini, genel kurul kararının ihracın tesbiti yönünde olduğunu, ihtarların usulüne uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara göre, davacının ihraç kararına karşı itiraz ettiği ve itirazının genel kurul da görüşülmesi nedeniyle genel kurul kararına karşı iptal davası açılmasında bir usulsüzlük olmadığı, davanın süresinde açıldığı, ihraca konu ihtarnamelerde borç miktarının farklı olduğu gibi ikinci ihtarnamede 30 günlük süre verildiği, bu şekilde ihtarların usulüne uygun olmadığından ihraç kararının bu nedenlerle iptalinin gerektiği, davacının yatırdığı paranın miktar bakımından uygunluğunun da bu nedenle incelenmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatiften ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesinde, aidatlarını geciktiren ortaklara iki ihtarın yapılması gerektiği öngörülmüştür. İkinci ihtarda tanınması gereken sürede Kooperatifler Kanunu 27. madde hükmü uyarınca bir ay olmalıdır. Ancak, ihtarın tebliğ edildiği ay eğer 30 gün çekiyor ise, bu ihtar ortağın aleyhine hüküm doğurmadığından geçerli olacaktır.
Somut olayda, davacıya çekilen Eskişehir Beşinci Noterliği 10839 yevmiye nolu 28.5.2004 tarihli ikinci ihtarnamede ödeme için 30 günlük süre verilmiş ve davacıya 7.6.2004 tarihinde tebliğ edilmiştir. HUMK. 161/2. madde hükmü uyarınca, süre ay olarak tayin edilmiş ise, başladığı güne müteakip ayda tekabül eden günün tatil saatinde ve müddet ay sonunda başlayıp da bittiği ayın aynı günü yoksa müddet bu ayın sonunda biter. Bu durumda, 7.6.2004'de işlemeye başlayan bir aylık süre 7.7.2004'de sona erer. O halde, ikinci ihtarnamede 30 günlük ödeme süresi verilmesinin sonuca etkisi bulunmamaktadır. Ayrıca, ihraca esas alınan ihtarnamelerde davacı ortağın kooperatife olan borcu farklı gözükse de ihtarnamelerde bu farklılığın nedeni ayrıntılı şekilde açıklandığı da anlaşılmaktadır. Bu durumda, ihtarların geçersizliğinden değil, ilk ihtardaki miktar kadar ikinci ihtarın geçerli olduğunun kabulü gerekir. Buna rağmen mahkemece, ihtarların geçersiz oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, davalı kooperatif Eskişehir Beşinci Noterliği 13182 yevmiye nolu 16.10.2003 tarihli birinci ihtarnamede aidat borcu ve gecikme tazminatı olarak toplam 2.430.000.000.TL.sı, Eskişehir Beşinci Noterliği 10839 yevmiye nolu 28.5.2004 tarihli ikinci ihtarnamede de ayrıntılı olarak açıklandığı üzere birinci ihtardan sonra doğan borç da eklenmek suretiyle toplam 6.987.000.000.TL.sı talep etmiştir. Davacı, bundan sonra fakat, ihraç kararının kesinleşmesinden önce 7.10.2004 tarihinde 5.433.000.000.TL.sını kooperatifin Finansbank şubesindeki hesabına yatırmıştır.
Bu durumda mahkemece, davacının ihraç kararı kesinleşmeden ilk ihtarnamede istenen miktarı aşan miktarda parayı kooperatif hesabına yatırmış olması nedeniyle, davacının temerrüdünün oluşup oluşmadığının tartışılıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle ihtarnamelerin geçersizliğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy