(6762 S. K. m. 1301) (818 S. K. m. 51)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.06.2005 tarih ve 2005/579 - 2005/750 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilince, TTK. nun 1301. maddesi hükmüne dayalı olarak, davalı aleyhine açılan rücu davasında yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin verilen kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigortası sözleşmesine dayalı, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, somut olayda, davalı ile aynı olaya ilişkin olarak daha önce hakkında dava açılan dava dışı İSKİ arasında, borcun tamamından, ayrı sebeplerden dolayı sorumlu oldukları için BK.nun 51. maddesi kapsamında eksik teselsül söz konusu olduğundan ve Dairemizce de benimsendiği üzere, eksik teselsülde zamanaşımının borçlulardan biri bakımından kesilmesi, diğeri bakımından da kesilmesini gerektirmediğinden, davacı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazları doğru değildir. (Borçlar Hukuku, Tekinay-Akman-Burcuoğlu-Altop, 1993, 7. Baskı, 1060.s.)
Ancak, Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğince, zamanaşımı, tüzel kişiliklerde dava açmaya emir verme yetkisi olan organın haksız eylemi öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlamış sayılacaktır.
Somut olayda, davacı vekilince, davaya konu zararın failinin davalı şirket olduğunun, aynı eyleme ilişkin daha önce aleyhine dava açılan dava dışı İSKİ hakkındaki davanın yargılaması sırasında öğrenildiği ve buna göre zamanaşımının dolmadığı ileri sürülmüş olup, mahkemece bu husus hiç araştırılmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, davalının bu savunmalarına imkan sağlanması, buna ilişkin olarak, gerektiğinde daha önce İSKİ'ye karşı açtığı dava dosyasının getirtilmesi, bu dosya kapsamına göre davacının zarar vereni öğrendiği ya da öğrenmesi gerektiği tarihin belirlenmesi ve sonucuna göre zamanaşımı definin değerlendirilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy