(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.12.2004 tarih ve 2003/634-2004/1021 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.01.2007 gününde davacı avukatı Emre Elçi gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin taşıma işinden doğan alacağının tahsili için girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, icra takip dosyasına, taraflara ait ticari defterler üzerindeki bilirkişi incelemesine, yemine dayanılarak, sözleşme ilişkisi iddiasının belge ile kanıtlanamadığı, davacının işletme defterinin lehine kanıt değeri taşımadığı, davalı şirket temsilcisince savunma doğrultusunda yemin edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma hizmet iddiasına dayandırılan bakiye alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra takibine karşı sadece borca, faize ve faiz oranına itirazda bulunan davalı vekili, 29.01.2004 tarihli dilekçede ve aynı tarihli oturumdaki imzalı beyanı ile davacının müvekkili şirketin almış olduğu ihalede taşeron olarak su taşıma işinde çalıştığını, müvekkili ile olan işleri eşi Kenan Lermioğlu'nun gerçekleştirdiğini, davacının üstlenecek ifa ettiği isten doğan alacağının 15 adet makbuz karşılığında eşine yapılan nakit ödemeler ve taşımayı yapan araca verilen yakıtla tamamen ödendiğini bildirmiştir.
Taşıma sözleşmesinin geçerliliği herhangi bir şekle tabi olmadığı gibi esasen davalı tarafa akdi ilişkinin varlığı açıkça kabul edilmiştir.
Mahkemece, akdi ilişkinin varlığının uyuşmazlık konusu olmaması nedeniyle esasa girilerek tarafların dayandığı kanıtlar ve özellikle davalının ödeme savunmasının dayandırıldığı belgeler incelenerek davacının düzenleyerek davalıya tebliğ ettiği 23.600.000.000 TL. tutarındaki faturadan doğan bakiye 17.100.000.000 TL. alacak iddiasının açıklığa kavuşturulması gerekirken, taşıma akdinin varlığı konusunda icapsız olarak davalı şirket temsilcisine verilen yemine göre davanın reddi ve ispat hukuku ilkelerine ilişkin usul hükümlerine aykırı bulunmuş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 500,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy