(818 S. K. m. 84) (1086 S. K. m. 409)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.05.2005 tarih ve 2003/243 - 2005/171 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl davada davalılar birleşen davada davacıları vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili asıl davada, müvekkili kooperatifin 1994 yılında inşaatlara başlayıp, daireleri ortaklara teslim ettiğini, davalıların kooperatifte yönetici ve üye sıfatı ile görev yaptıklarını, 2003 yılında ilgili Bakanlık tarafından kooperatif hesapları üzerinde yapılan teftiş sonucunda düzenlenen raporda davalıların 2003 yılına kadar aidat farkı olarak 5.428.000.000-TL. ana para borçları olduklarının tespit edildiğini, dubleks daire ve normal daire aidat farkı olarak tespit edilen alacağın davalılardan herhangi ikisinden tahsil edilmesinin bildirildiğini, davalılara yapılan ihtar üzerine davalı Bülent'in 29.08.2003 tarihinde 2.714.000.000-TL. nı kooperatif hesabına yatırdığını, bu meblağın BK. nun 84 üncü maddesi hükmünce faize mahsup edildiğini, davalıların iki dubleks daire için toplam 5.428.000.000-TL. ana para aidat borçlarının bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik bu meblağın 1994 yılından beri temerrüt faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Ender Araz, tahsisten 10 yıl sonra böyle bir davanın açılamayacağını savunarak, davanın reddini istemişti.
Diğer davalılar, davaya yanıt vermemiştir.
Birleşen davada davacılar, 02.11. 2003 tarihli genel kurulun 4 üncü gündem maddesinin ve yetkinin iptalini talep etmişlerdir.
Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultunda, her üç davalıya dubleks daire tahsis edildiği, davanın ise iki dubleks daireye göre açıldığı, iki dubleks dairenin asıl aidat farkı ve gecikme tazminatının 30.677,34-YTL. olduğu, davalı Bülent'in asıl aidatı ödemesi nedeni ile borcun 25.043,22 YTL. sinden sorumlu olduğu gerekçeleriyle, davanın kabulü ile 27.854,75-YTL. nin davalı Bülent'in 25.680,75-YTL. sından sorumlu olmak üzere davalılardan tahsiline, ana paraya dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, birleşen davanın ise 04.08.2004 tarihi itibariyle müracaata kaldıktan sonra yenilenmediğinden HUMK. nun 409 uncu madde hükmünce açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalılar-birleşen davada davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davalılar-birleşen davada davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, dubleks daire ve normal daire aidat farkından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın temeli davacı kooperatif tarafından normal ortaklara nazaran dubleks daire sahibi ortaklar için farklı aidat tutarlarının belirlenmiş olmasına dayalıdır.
Uyuşmazlık, dubleks daire ve normal daire aidat farkından davalıların sorumlu olup olmadıkları noktasında toplanmaktadır. İşbu dava Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın davacı kooperatif hesapları üzerinde yapılan denetim sonucu düzenlenen rapora dayalı olarak açılmış olup, davacı vekili, davalıların 2003 yılına kadar aidat farkı olarak 5.428.000.000-TL. ana para borçları olduklarının bu raporda tespit edildiğini, bir dubleks daire için toplam aidat farkı ana parasının 2.714.000.000.000-TL. olduğunu iddia ederek, iki dubleks daire alan davalılardan 5.428.000.000-TL. nın tahsilini talep etmiş, davalılardan Ender Araz ise, kooperatifin daire karşılığı inşaat yapmak üzere arsa sahipleri ile %35 üzerinden anlaştıklarını, genel kurulda arsa sahiplerine dubleks daire verilmesi konusunda alınmış bir karar olmadığını, yalnızca imalatların %35'inin verileceğinin belirtilmesi ile yetinildiğini, tapuda ise %35 esas alınarak arsa sahipleri adına hisse oluşturulduğunu, arsa sahiplerinin kendilerine taahhüt edilen %35 payın %5'ine tekabül eden arsa payını, bedelini alarak davalılara sattığını, davalıların arsa sahibi statüsü kazanarak %5 pay isteme olanağı sağladığını, arsa sahiplerinin tapudaki paylarına tekabül eden bağımsız bölümlerden üç adet dubleksi %5 arsa paylarına karşılık davalılara verdiklerini, üç adet dubleks dairenin kooperatif tarafından davalılara tahsis edildiğini, bu nedenle, dubleks daire-normal daire adı altında bedel farkı istenilemeyeceğini savunmuş olup, mahkemece kooperatifin kayıtlarları üzerinde gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle arsa sahiplerinin kooperatif ortağı olup olmadıkları dahi irdelenerek böyle bir bedelin talep edilip edilemeyeceği denetime elverişli bir şekilde tartışılıp, sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, bu savunma üzerinde hiç durulup tartışılmadan, sonuçta eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, davacı vekili dava dilekçesine, dubleks daire aidat farkının dayanaklarını açıkça belirtmeksizin 1994 yılı için 16.000.000-TL, 1995 yılı için 48.000.600-TL, 1996 yılı için 65.000.000-TL.1997 yılı için 140.000.000-TL, 1998 yılı için 330.000.000-TL, 1999 yılı için 390.000.000-TL, 2000 yılı için 840.000.000-TL, 2001 yılı 625.000.000-TL, 2002 yılı (ilk dört ay) için 260.000.000-TL. olarak talep etmiş olup, mahkemece, dubleks daire aidat farkının ayrı ayrı dayanaklarını, dava konusu edilen aidat farkından dolayı davalıların temerrüt tarihlerini ve genel kurullarda kararlaştırılan gecikme faiz oranları ile birlikte ana para alacaklarını denetime elverişli şekilde irdelemeyen, bu nedenle denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmayan soyut hesaplamalarla yetinen yetersiz bilirkişi raporunun benimsenip hükme dayanak yapılması da keza doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalılar-birleşen davada davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davanın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy