(1163 S. K. m. 99) (1086 S. K. m. 25)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karabük Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.06.2005 tarih ve 2005/124-2005/217 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin yönetim kurulu kararı ile ortak olup, anahtar teslim daire verilmesinin taahhüt edildiğini, müvekkilinin genel kurullara katılıp zaman zaman istenilen miktarları da ödediğini, yönetimin değişmesi üzerine ilave para talep edildiğini, ödememesi üzerine ihraç edilip, ihraç kararının kesinleştiğini, müvekkilinin daire alamaması nedeniyle mağdur olduğunu ileri sürerek, anahtar teslimi bir adet normal dairenin rayiç değeri 15.000.000.000.-TLnin davalıdan tahsiline olmadığı takdirde müvekkilinin yaptığı ödemelerin dava tarihi itibariyle eskale edilmesi ile ortaya çıkan 15.000.000.000.-TLnin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Davanın açıldığı Karabük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi görevsizlik kararı ile dosyayı Tüketici Mahkemesine göndermiş, görevsizlik kararı temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının yönetim kurulu kararı ile kooperatiften daire satın aldığı genel kurul kararı ile ödeme yükümlülüğüne tabi tutulduğu, davacının açtığı menfi tespit davasının reddedildiği, davacının daire alamayacağının açıklığa kavuşmuş olup ancak ödediğini geri isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 8.951.500.000.TL. nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı kooperatiften ihraç edilen davacının yapmış olduğu ödemelerin istirdadı istemine ilişkindir.
Dava ilk olarak Karabük 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olup, anılan mahkeme tarafından 01.03.2005 tarihinde tüketici mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, bu görevsizlik kararı temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olup, davaya tüketici mahkemesi sıfatı ile bakılarak karar verilmiştir.
İlke olarak temyiz edilmeksizin kesinleşen görevsizlik kararları HUMK. nun 25/son maddesi uyarınca gönderilen mahkemeyi bağlamayacağından gönderilen mahkeme tarafından da görevsizlik kararı verilebilmesi mümkündür.
Somut olayda davacının davalı kooperatife üye olduğu ve aidatlarını ödememesi nedeniyle üyelikten ihraç edilerek ihraç kararının kesinleşmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
1163 Sayılı Yasanın 99. maddesinde, bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı belirtilmiş olup, kooperatiften ayrılma payı alacağına ilişkin bu davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. O halde mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde işin esasına girilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy