(818 S. K. m. 41, 51, 58)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2. Hukuk Mahkemesince verilen 07.06.2005 tarih ve 2004/255-2005/245 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Özlem ve Müge vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki ve kiracısı bulundukları daireden sızan suların, müvekkili şirkete sigortalı dairede neden olduğu hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, 1.216.000.000 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde, müvekkillerinin hasarın meydana gelişinde kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, hasarın, davalılardan Sevinçin maliki, diğer davalıların kiracısı oldukları dairede bulunan şofbenin delinmesiyle akan suların davacıya sigortalı konuta sızmasıyla meydana geldiği, şofbenin taşınmazın mütemmim cüz'ü olmayıp teferruatı niteliğinde olduğu, menkul hükmündeki şofbenin davalı kiracıların tasarruf inisiyatifinde bulunduğu, davalı Sevinç'in ise BK'nın 58. maddesi uyarınca sorumlu tutulmasını gerektirecek şekilde bir illiyet bağının bulunmadığı gerekçesiyle, davalı Sevinç hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 1.084.680.000 YTL'nin temerrüt faiziyle birlikte bu davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar Müge ve Özlem vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut sigorta sözleşmesine dayalı alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıya sigortalı konutun, davalıların maliki ve kiracısı oldukları dairede bulunan şofbenin borusunun patlaması nedeniyle akan suyun sızması sonucu hasara uğradığı tespit edildikten sonra, şofbenin mütemmim cüz değil teferruat niteliğinde olduğu ve menkul hükmündeki şofbenin davalı bina malikinin değil, kiracıların tasarrufunda bulunduğu gerekçesiyle, bina maliki davalı hakkındaki davanın reddine, kiracılar hakkındaki davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, binanın banyo küvet ve şofbenleri, BK'nın 58. maddesi anlamında bina ve inşa eseri, diğer bir deyişle yapı eseri sayılır. Dolayısıyla şofbenin bakım ve onarım yükümlülüğü davalı bina malikine ait olup, şofbenin neden olduğu hasardan dolayı, bina malikinin BK'nın 58. maddesi anlamında sorumluluğu bulunmaktadır. Kiracılar ise ancak BK'nın 41. maddesi anlamında bir haksız fiil işlemişlerse, bina maliki ile birlikte aynı Yasa'nın 51. maddesi uyarınca eksik teselsül hükümlerine göre sorumlu olurlar. (Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 6. Bası, Cilt-1, S: 636, 640)
Somut uyuşmazlıkta ise davalı kiracılar olay sırasında evde olmadıklarını bildirmişler, ayrıca bu hususta mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda da, kiracıların sorumlu olabilmesi için ancak bir kullanım hatasının bulunması gerektiği, kiracılardan şofbeni ve borusunu devamlı şekilde kontrol ederek patlayıp patlamadığını belirlemelerinin mümkün olmadığı, dolayısıyla kiracıların bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı bildirilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, davalı kiracıların BK'nın 41. maddesi anlamında ihmal derecesinde dahi bir kusur ve sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle, davalı kiracılar hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar Müge ve Özlem vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy