(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 116, 119)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.03.2005 tarih ve 2004/635 - 2005/87 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı ve katılma yolu ile davalı vekillerince istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.01.2007 gününde davalı avukatı Erdoğan Tuncer gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalının acentesi bulunduğu gemilere verdiği liman hizmetlerinden doğan alacağının ödenmemesi üzerine tahsili için girişilen icra takibinin haksız itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki; husumet ve esastan davanın reddini ve kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davalının hizmet verilen gemilerin acentesi olduğu, TTK.nun 116 ncı maddesince davalının sözleşmeyi aracılık ettiği işletme adına akdettiği, Liman Hizmetleri Ücret Tarifesi'nin 12.2 nci maddesinde hizmet sahibinin ücretten sorumlu olacağının belirtildiği, davalı acente talepte bulunmuş ise de hizmetin doğrudan davalıya verilmediği, davalının acentesi bulunduğu gemilere verildiği, bu nedenle icra takibinin asıl işletmeye izafeten acenteye yöneltilebileceği, davalının şahsen sorumlu olduğu iddia edilmekle temsilde hatadan da söz edilemeyeceği, TTK.nun 119/2 nci maddesine göre acentenin şahsi sorumluluğunun bulunmadığı, icra takibinin usulüne uygun yapılmadığı sonucuna varılarak davanın ve kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve katılma yolu ile davalı vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince; Kural olarak, TTK.nun 119/2 nci maddesi hükmüne göre, acentenin aracılıkta bulunduğu veya akdettiği sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklardan dolayı acenteye karşı doğrudan dava açılamaz, icra takibi yapılamaz. Ancak, acentenin kişisel kusurunun ispatlanması veya ana yasal kurala getirilen açık istisnai düzenleme hallerinde doğrudan acentenin sorumluluğuna gidilebilir.
Davacı liman işletmecisince, davalının acentesi bulunduğu gemilere verilen liman ve römorkör hizmetleri nedeniyle davalı adına kesilen faturaların bir kısmına itiraz edilmeyerek ödendiği ileri sürülmüş, bu husus araştırılmamıştır. Esasen, davalı acente de icra takibi ve sonrasında açılan eldeki davada bu hususta bir itiraz ileri sürmemiştir.
Öte yandan, dosyaya bir sahifesi ibraz edilen Antalya Liman Hizmetleri Ücret Tarifesi'nin 12.2 nci maddesinde tarifede belirtilen hizmetlere ilişkin ücretin talep sahibinden tahsil edileceği hükmünün dikkate alınmaması doğru olmadığı gibi, kaldırılan 5842 sayılı Kanun'dan sonra yürürlüğe giren 117 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kılavuzluk, römorkör vs. hizmetlerin yapılmasında Türkiye Denizcilik Kurumu'na tekel hakkı veren düzenlemelere nazaran Antalya Limanı'nın işletme hakkının özelleştirilmesi ve bu hakkın davacı şirketçe üstlenilmesinden sonra hukuki durumun ne olduğunun araştırılarak Tarife'nin tam ve onaylı metni getirtilip davalı acentenin talepte bulunduğu liman hizmetleri nedeniyle davacıya karşı dolaysız sorumlu olup olmadığının irdelenmemesi ve eksik incelemeyle genel yasal düzenlemelerden esinlenilerek sonuca gidilmesi de doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.90 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy