(556 S. KHK. m. 8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 03.05.2005 tarih ve 2003/99 - 2005/257 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlu Pınar Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili asıl davada, müvekkili şirketin Antalya-Kemer'de 1986 yılında işletmeye açtığı Phaselis Princess Hotel unvanlı otel ve sosyal tesislerin turizm alanında yurt içinde ve yurt dışında tanınan ve tercih edilen bir tatil köyü olduğunu, anılan ibarenin marka olarak tescili amacıyla davalı Enstitüye başvuruda bulunulduğunu, bu başvuruya üçüncü şahıs Özkanlar A.Ş.tarafından itiraz edildiğini ancak itirazın davalı Enstitü Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, bu kez muterizlerin red kararına itiraz etmeleri sonucu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından tescilli bulunan HP Hotel Princess ibareli marka ve hizmetlerin benzer olduğu ve iltibasa sebebiyet vereceği gerekçesiyle müvekkiline ait başvurunun 556 sayılı KHK'nin 8. maddesi gereğince reddine karar verildiğini, söz konusu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek davalı Enstitünün 01.11.1999 tarihli ve M-425 sayılı kararının iptalini talep etmiş, birleşen davada ise müvekkilinin tescilini istediği Phaselis Princess Hotel markası ile buna itiraz eden davalı şirketin HP Hotel Princess markası arasında benzerlik veya iltibas bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacıya ait tescili talep edilen marka başvurusu ile itiraza konu tescilli HP Hotel Princess ibareli marka ve hizmetlerin 556 sayılı KHK'nin 8/1-b bendi çerçevesinde benzer bulunduğundan iltibasa neden olacağını, bu nedenle başvurunun reddine karar verildiğini, davaya konu marka tescil başvurusu ile ilgili olarak yapılan işlem ve alınan kararların hukuka, yasaya ve usule uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davanın davalısı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 17.11.1999 tarihinden önce davacının başvurusuna konu ibarenin kullanımıyla ilgili bir bilgi ve belgenin olmadığı, böylece davacının marka tescili başvuru tarihi olan 22.08.1995 tarihinden önce elde edilmiş bir sınai hakkın maliki bulunmadığı, davacı ve davalı markalarının tanınmış marka olmadıkları gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA; aşağıda yazılı bakiye 1.90 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy