(6762 S. K. m. 1361)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nce verilen 07.06.2005 tarih ve 2005/33-147 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigorta poliçesi ile nakliye rizikolarına karşı sigortalanmış kakao emtiasının Fildişi Sahili'nden Türkiye'ye taşınması işinin davalılar tarafından üstlenildiğini, malın davalıya sağlam, temiz ve noksansız olarak teslimine rağmen 358 çuval malın gemiden ıslak, küflü ve yırtık olarak tahliye edildiğini, söz konusu hasarlı teslim nedeniyle müvekkili şirket tarafından sigortalısına 1.482 USD tazminat ödenerek yasal halefiyet hakkının kazanıldığını, davalıların malın taşınması sırasında meydana gelen hasarlardan TTK.nun deniz taşımasına ilişkin hükümleri çerçevesinde sorumlu bulunduğunu ileri sürerek ödenen miktarın davalılardan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın çözümünde TTK.nun 1361. maddesinin uygulanması gerektiği, davacının sigorta şirketi olup davanın rücuan tazminat niteliğinde bulunduğu, bu maddenin TTK.nun sigorta hukukunu düzenleyen beşinci kitabında yer aldığı, dördüncü kitap kapsamında bulunmayan davanın genel hükümlere göre yürütülmesi gerektiği belirtilerek mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın ilk görevsizlik kararını veren Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya taşıma rizikolarına karşı sigortalanan emtianın davalılar tarafından gemiyle taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir. Davada, emtiadaki zararın deniz yolu ile yapılan taşımadan kaynaklandığı iddiasına dayanıldığından davacının yaptığı ödemeden dolayı sigortalısının halefi sıfatıyla davalılara karşı açtığı rücuan tazminat davasının sigorta hukukundan kaynaklandığının kabulü mümkün değildir. Davacı kendi sigortalısının halefi sıfatıyla davayı açtığından davalıların sorumluluklarının belirlenmesinde TTK.nun Dördüncü Kitap'ında düzenlenen Deniz Ticareti hükümlerinin ve buna ilişkin mevzuatın uygulanması gerektiğinden davaya konu uyuşmazlığın çözümü Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görevine girmektedir. Bu itibarla mahkemece davanın sigorta hukuku hükümleri kapsamında değerlendirilerek yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy