(6762 S. K. m. 301) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 28.09.2004 tarih ve 2003/244-2004/693 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılardan Shemsie Kadrıa vekili ile davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.03.2006 günde davacı avukatı Kartal Arıkan ile davalı avukatı İbrahim Ünal ve davalı asillerden Berna Dişe gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları ve davalı asil Berna Dişe dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, Arnavut uyruklu olan müvekkillerinin Selahattin Dişe ile birlikte Türkiye'de fabrika kurmaya karar verdiklerini, 02.05.1996 tarihli belgeyi hazırlayıp, davacıların kurucu ortak olarak %10'ardan toplan %20 paya sahip olmaları ve bu paylara karşılık kişi başına (500.000)'er USD olmak üzere toplam (1.000.000) USD.nı Selahattin Dişe'ye ödedikleri hususunun yazıldığını, müvekkillerinin ödedikleri bu paranın çok küçük bir kısmının paylarına yansıdığını, kalan miktarın Selahattin Dişe uhdesinde kaldığını, paranın alındığı tarihte Selahattin'in diğer davalı Besa Ltd. Şti.nin yetkilisi olduğu için mirasçılarının sorumlu olduğunu ileri sürerek, (1.000.000) USD.nin şirket payları düşüldükten sonra kalan bakiye miktarının USD cinsinden faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacıların yabancı uyruklu olup teminat yatırımları gerektiğini, husumetin yanlış yöneltildiğini, davacıların (1.000.000) USD ödedikleri iddialarının gerçeği yansıtmadığını, böyle bir paranın şirket kayıtlarında da gözükmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, (900.000) USD'nin davalılardan tahsiline dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 19.09.2002 gün ve 2002/4546 esas, 7771 karar sayılı ilamıyla bozulmuş, mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, HUMK.na göre delil sözleşmesi yapılmadan ve deliller hasredilmeksizin, sonradan davanın esası ile ilgili delil ibrazının mümkün olduğu, söz konusu belgenin davayı/hakkı sona erdiren bir belge olup, sonradan ele geçirilip, ibraz edilmesi bu belgenin hükme esas alınamayacağı sonucunu doğurmayacağı, anılan belgenin incelenmesinden ibra niteliğinde olduğunun, anlaşıldığı, davacı Shemsie Kadria'nın bu belgede hem kendi adına, hem de kardeşi diğer davacıya vekaleten her hangi bir alacağının kalmadığını, alacağını tahsil ettiğini, böylece davalıları ibra ettiğini beyan etmekte olduğu, davacı İslam Elezaj'ın belgede imzası olmadığı gibi, Shemsie Kadria'ya verilmiş bir vekaletnamenin de bulunmadığı ve onu bağlamayacağı, davacıların davalılara (1.000.000) USD verdiği, bu paranın (100.000) USD.nin %10'ar şirket payı olarak kayıtlara intikal ettiği, bakiye (900.000) USD.nin davalılar uhdesinde kaldığı ancak Shemsie Kadrıa'nın verdiği ibraname nedeniyle açtığı davanın reddine, diğer davacı İslam Elezaj'ın açtığı davanın kabulü ile (450.000) USD.nin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davacılardan Shemsie Kadrıa vekili ile davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dosyada mevcut tarihsiz alacak belgesinin altındaki imzanın inkar edilmemiş olmasına göre aslının ibraz edilmemesinin sonuca bir etkisi bulunmadığı gibi, ortaya çıkan ikinci belgenin mahkemece ibraname olarak değerlendirilmesi hatalı ise de, anılan belgenin mahkeme dışı ikrar niteliğinde olup, ikrar eden yönünden payıyla sınırlı olmak kaydıyla kendisini bağlayacağının tabii bulunmasına ve bu nedenle mahkemece kurulan hükmün sonucu itibarıyla doğru görülmesine, TTK.nun 301. maddesi uyarınca davalıların müşterek sorumluluğuna hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, dava tarihi itibarıyla TC. Merkez Bankası Resmi internet sayfasından alınan veriye göre, 1 USD=274.690 TL olup, bu durumda davada reddedilen miktar üzerinden davalılar yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gözetilerek, (10.443.180.000)TL vekalet ücreti takdiri gerekirken, noksan vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmekte ise de, yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemesine göre, HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının 7 numaralı bendinde yer alan 10.432.400.000 TL rakamının hükümden çıkartılarak yerine, 10.443.180.000 TL rakamının getirilmesine kararın düzeltilmiş bu yeni şekliyle ONANMASINA, takdir edilen 450.00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 1.653.60 YTL. harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 17.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy