(1163 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.04.2005 tarih ve 2004/140-2005/278 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.02.2007 gününde davacı avukatı Hasan Çetin ile davalı avukatı Ali Eskiocak gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatifin kuruluşunda her kurucunun anasözleşme ile 1/7 oranında pay sahipliğinin belirlenmiş olmasına ve sonradan sermayeye ilişkin genel kurul kararı alınmamış olmasına rağmen bir kısım ortakların daha yüksek pay sahipliği esas alınarak hazirun cetvellerinin düzenlendiğini, oysa kooperatif ortak sayısında sadece 3 kişilik artış bulunduğunu, anasözleşmenin 12. maddesi ile ortak sayısının belirlenmesi ve 23/11 maddesi ile de ortak sayısı ve yapılacak konut adedinin tespiti yetkisinin genel kurula ait olduğunu, genel kurul kararı olmaksızın bazı ortakların yüksek paylı gösterilmesinin ve müvekkilinin payının 1 de kalmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek, anasözleşme ve genel kurul kararları çerçevesinde müvekkilinin sahip olduğu pay oranının ve varsa tespit edilecek paya karşılık borcunun tespitini istemiştir.
Davalı vekili, tespit davasında davacının hukuki yararı bulunmadığını, davacının kuruluştaki kooperatif sermayesi olan 70.000 TL'den her bir kurucuya isabet eden 1/7=10.000 TL karşılığında 60 daireden aynı oranda pay istemesinin sermaye payı ile ortaklık kavramını karıştırmasına dayalı olduğunu, kuruluştan bu yana 14 adet genel kurula davacının katıldığını ve denetçi seçildiği halde hazirun cetvellerine itirazının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının 7 kişilik kurucu arasında yer aldığı ve kuruluş sermayesi karşılığında 1/7 pay sahibi olduğu, 13.05.1991 tarihli genel kurul toplantısında konut ve ortak sayısının 60 olarak belirlendiği, her bir ortağın bir ortaklık için ödemesi gereken aidat ve proje masrafının belirlendiği, genel kurula davacının katılmasına ve yönetim kurulu yedek üyeliğine seçilmesine rağmen kararlara çekince koymadığı ve genel kurul kararlarının kesinleştiği, kooperatifte ikinci veya daha fazla üyelik başvurusu ve ödemesinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının kooperatif kuruluşunda sermayeyi teşkil eden 70.000 TL'nin 1/7'si oranında sermayeye katılmış olmasının kooperatif ortaklığı bakımından aynı oranda bir hak sahipliği sağlamamasına, kurucular tarafından kooperatif arsasının alınmış olmasının daha sonraki aşamasında aidat ve tasfiye payı ödemelerinde denkleştirilmesinin mümkün bulunmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, takdir edilen 500.00 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.90 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy