(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.04.2005 tarih ve 2002/947-2005/260 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete kasko sigorta poliçesiyle sigortalı aracın 12.04.2001 tarihinde çalındıktan sonra hasarlı bir şekilde bulunduğunu, aracın hasar bedeli olan 5.200.000.000 TL'nin kendi kasko sigortasından tahsili için İstanbul 2. İcra Müdürlüğünde yapılan takibe, davalının yetki ve esas yönünden itiraz ettiğini, itirazdan sonra süresi içinde davalının dosyaya 3.300.000.000 TL ödeme yaptığını, bu ödemenin borcun tamamına itiraz edilmesi nedeniyle icra müdürlüğünce müvekkiline ödenmediğini, bunun üzerine İcra Tetkik Merciinde itirazın kaldırılması davası açıldığını, bu davanın icra dairesinin yetkisiz olması nedeniyle reddinden sonra, yetkili Şişli 4. İcra Müdürlüğünde takibe devam edildiğini, burada gönderilen ödeme emrine karşın davalının takibe kısmen itiraz ettiğini, ancak itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, bakiye alacak ile takip tarihinden itibaren tahakkuk eden faiz alacağı yönünden itirazın iptaline ve takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kaskolu aracın hasar bedelinin icra dosyasına yatırıldığını, bu nedenle borçlarının olmadığını, yatırılan paranın davacı tarafından ihtirazı kayıt konulmaksızın tahsil edilmesi ile bakiye alacak yönünden borcun sona erdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve alınan bilirkişi raporuna göre; davacının aracındaki hasar bedelinin 3.300.000.000. TL olduğu, bu bedelin davalı tarafça 24.1.2001 tarihinde icra dosyasına yatırıldığı, yatırılan paranın davacıya ödenmemesinde davalıya atfedilecek kusurun bulunmadığı, davacının ancak takip tarihi ile paranın icra dosyasına yatırıldığı tarih arasındaki işlemiş faizi isteyebileceği ve bunun 115.500.000. TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile anılan bedel yönünden takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, tazminatın kasko sigortasından kaynaklanması nedeniyle alacağın likit olarak kabulünün mümkün olmamasına ve davalı tarafından icraya yatırılan paranın ödenmemesinde davalıya atfedilecek her hangi bir kusurun bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy