(1086 S. K. m. 73, 275)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.06.2004 tarih ve 2003/207-2004/256 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan BDDK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi R. Ö. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Sümerbank Karşıyaka Şubesi'nde 121.000.DM tutarında mevduat hesabının bulunduğunu, bankaya daha sonra davalı BDDK tarafından el konulduğunu, parası için başvurduğunda parasının off shore hesabına aktarıldığından bahisle ödenmediğini, daha sonra bu bankanın davalı Oyakbank'a devredildiğini, her iki davalının da hesaptaki paradan sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere 1.000.DM. muadili Euro'nun temerrüt faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı BDDK vekili kendilerine husumet düşmeyeceğini, bankanın Bakanlar Kurulu kararı ile fona devredildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının talimatı ile hesaptaki paranın dava dışı Efektif Off Shore Ltd. şirketine gönderildiğini ve sorumlu olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının talimatıyla paranın dava dışı off shore bankasına gönderildiği, bu bankadan isteyebileceği, davacının hesap cüzdanını alarak bu işleme onay verdiği ve bu nedenle davalılardan talepte bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan BDDK vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının hesabın gönderildiği off shore bankasına başvurmadan davalı bankaya karşı dava açmasının mümkün bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalılardan BDDK vekilinin temyizine gelince, dava dilekçesi ile bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, davalı BDDK hakkında, diğer davalı Oyakbank A.Ş.ye devredilen Sümerbank A.Ş.nin daha önce denetlenmemesi ve sonrasında el konulması suretiyle zarara uğratıldığı iddiasıyla talepte bulunulmuş olup, bu iddialara göre kamu gücüne dayalı, resen, tek yanlı olarak tesis edilen ve idari nitelik taşıyan işlemler nedeniyle zarar görüldüğü ileri sürülmüştür. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümünün, kamu hizmetinin yöntemine göre ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, zararın doğumunda hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının idare hukuk ilkelerine göre idari yargı yerinde saptanmasına bağlı olduğu görülmektedir.
Bu nedenle davalı BDDK bakımından, davaya bakma görevi idari yargıya ait olduğundan, bu davalı yönünden, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi ve husumet konusunda ancak görevli mahkemece karar verebileceğinin gözetilmesi gerekirken, yazılı şekilde esasa ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan BDDK vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00 YTL. temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 23.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy