(1163 S. K. m. 42, 99) (1086 S. K. m. 176, 432) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bandırma Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.06.2005 tarih ve 2002/294-2005/343 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğunu, kura çekiminde B Blok 19 numaralı dairenin müvekkiline isabet ettiğini, aidatlarını ödemediği gerekçesiyle iki kez alınan ihraç kararının mahkemece iptal edildiğini, son olarak 14.06.2002 tarihinde gönderilen ihtarnamede toplam 16.423.973.340.TL. istendiğini, müvekkilinin ödemelerini yerine getirmesi nedeniyle borcu olmadığını, hesaplarda tutarsızlık bulunduğunu ileri sürerek, müvekkilinin borcunun bulunmadığının tespitine ve şayet borç varsa bu miktarın gecikme faizi ile depo ettirilmek suretiyle taşınmazın müvekkiline teslimi suretiyle uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının üyelik yükümlülüklerini zamanında yerine getirmediğini, bu aşamada ana parayı ödeyerek daire sahibi olmak istediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının ihraç edildiği dönemlerde de ödeme yükümlülüğünün devam ettiği, tevdi mahalli tayin ettirerek yapılan ödemelerinde yasal ödeme olduğu, kural olarak kısmi ödemelerin öncelikle faiz borcundan indirilmesi gerekir ise de, davalı kooperatifin genel uygulamasının yapılan kısmi ödemeyi ana paradan mahsup etmek şeklinde olduğu, genel kurulun belirlemediği aidat miktarının diğer üyelerle eşit konuma getirmek amacıyla davacıdan istenemeyeceği gerekçesiyle, davacının 2.660.093.994.TL. aidat ve 15.163.074.746.TL. gecikme faizi borcu bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı tarafça davacıya gönderilen 07.05.2002 ve 14.06.2002 tarihli ihtarnameler ekinde yer alan hesap ekstrelerinde davacının yapmış olduğu kısmi ödemelerin ana paraya mahsup edilmek suretiyle hesap çıkartılmış olduğunun bilirkişiler tarafından belirlenmiş olmasına ve 1163 S.K.nun 42. maddesi ile yetkili genel kurul tarafından belirlenmiş aidatlar uyarınca hesaplama yapılmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili, dava dilekçesinde, hesaplama sonucunda borç olarak tespit edilecek miktarın faizi ile birlikte depo ettirilmek suretiyle taşınmazın müvekkiline teslimini de istemiş olup, bu istemleri mahkemece reddedilmiştir. Davalı, yargılamada avukat ile temsil edilmiş olup, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın reddedilen kısmı yönünden vekalet ücreti tesisi gerekirken yazılı olduğu şekilde bu konuda karar verilmemesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 99. maddesine göre bu kanundan doğan uyuşmazlıklarda basit muhakeme usulü uygulanır ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 176. maddesi gereğince de bu tür davalar adli tatilde görülür ve süreler işlemeye devam eder. Davalı vekiline mahkeme kararı 12.08.2005 tarihinde, davacı vekilinin temyiz dilekçesi ise, 24.08.2005 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı vekili gerek 15 günlük yasal temyiz süresi ve gerekse 10 günlük karşı temyiz süresi geçirildikten sonra kararı 07.09.2005 tarihinde temyiz etmiş olduğundan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432/4 maddesi uyarınca süresinde yapılmayan temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, aşağıda yazılı 228.41 YTL temyiz ilam harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy