(4759 S. K. m. 15) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.05.2005 tarih ve 2003/584 - 2005/266 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20.02.2007 gününde davacı avukatı E. K. ile davalı avukatı S. Ü. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A.S. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili Belediye tarafından yaptırılan Çankaya-Mamak arası yol ve köprü inşaatı için T. Emlak Bankası, T.Halk Bankası ve T.Vakıflar Bankası'ndan krediler kullanıldığını, davalının bu krediye kefil olarak bankalara ödemelerde bulunduğunu, davalı ile davacı arasında imzalanan sözleşmede kredinin %40 faizli olacağının belirlendiğini, mevcut kredi borcuna karşılık yapılan kesintilerin toplamının 64.671.288.474.605.-TL olup, ödeme tarihlerindeki Merkez Bankası dolar kuru üzerinden karşılığının (164.935.749) USD'ye ulaştığını, davalı tarafından müvekkiline gönderilen hesap özetinde halen (183.261.974.988.000.-) TL borcun olduğunun belirtildiğini, alınan kredi, ödenen meblağ ve bakiye borç dikkate alındığında Belediye aleyhine büyük haksızlık yapıldığını, sözleşmede kredi faiz oranının % 40 olduğunun kararlaştırılmasına rağmen, davalı banka tarafından tek yanlı ve keyfi olarak % 140'lara varan faiz oranları uygulandığını, ayrıca, kredi karşılığı yapılan ödemelerin faize mahsup edilip, her 3 ayda işlemiş faizlerin ana paraya eklendiğini, bu durumun faize faiz işletmek anlamına geldiğini, bankanın tutumunun görev ve amacı ile bağdaşmadığını, davalıyla yapılan sözleşme ve yapılan ödemeler dikkate alındığında bankaya borçlarının olmayıp aksine fazla ödemede bulunulduğunu belirterek, belediyeye, EGO Genel Müdürlüğü'ne ve Asli Genel Müdürlüğü'ne kullandırılıp belediyenin kefil olduğu kredilerle ilgili olarak davalı bankaya borçlu olunmadığının tespitine, krediler karşılığında İller Bankası'nca kesinti ve tahsilat yoluyla alınan meblağdan, Çankaya-Mamak yol ve köprü inşaatı için (10.000.000.000.-) TL, EGO Genel Müdürlüğü'ne kullandırılan kredi ile ilgili olarak (5.000.000.000.-) TL, ASKİ Genel Müdürlüğü'ne kullandırılan (5.000.000.000.- TL, Geliştirme Destekleme fonundan müvekkili Belediye'ye kullandırılan kredi ile ilgili olarak (5.000.000.000.-) TL olmak üzere toplam (25.000.000.000.-) TL.'nin haksız kesinti tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkil bankanın dava konusu edilen işlem ve uygulamasının yürürlükteki mevzuata ve kredi sözleşmesine uygun olduğu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davacı Belediye'nin Bankaya vermiş olduğu Belediye Meclisi yetki kararları ve taraflar arasındaki kredi sözleşmesi hükümleri gereğince banka uygulamasının davacı tarafından peşinen kabul edilmesi nedeniyle, davalı bankanın genel müdürlük onayları ile tespit edilen faiz oranlarını uygulaması ve her üç ayda bir faizin hesaplanarak anaparaya eklenmesi ve bunun üzerinden müteakip devrede faiz uygulamasında haklı olduğu, buna göre 53236 finansmanlı hesaptan (27.757.486.328.321.-) TL, 53358 finansmanlı hesaptan (155.504.488.659.813.-) TL olmak üzere toplam (183.261.974.988.134.-) TL borçlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı İller Bankası tarafından kefaleten davacıya kullandırılan kredilerden dolayı davacı belediyenin borçlu olmadığının tespiti ile fazla ödenen miktarın davalıdan istirdadı istemine ilişkindir.
4759 sayılı İller Bankası Kanunu'nun 15 inci maddesinde `Yönetim Kurulu, banka çalışmasının gidiş ve esaslarını tayin ve Genel Müdürlükçe teklif edilecek yıllık bütçe ve kadroları inceler ve onar ve nerelerde şube açılması ve muhabirler bulundurulması gerektiğini, bankanın iştigal edeceği banka işlemleri nevilerini ve alacağı faiz komisyon ve acyo miktarlarını ve sigortaya, malzeme alım ve satımına ve kiralanmasına müteallik şartları ve yönetmelikleri ve diğer bankalarla olan münasebet esaslarını ve temin edeceği istikrazların ve kredilerin şartlarını ve sulh, ibra ve davadan feragati ve banka memurlarının imza yetkilerini ve idari ve teknik yönetmelikler hakkında Genel Müdürlükten yapılacak teklifleri inceler ve karara bağlar. Tüzüğünde gösterilecek hadden fazla miktardaki ikrazlar hakkında karar verir. Genel Müdürlükçe düzenlenen bilançoyu inceler ve banka karından % 50'sinin o yıl için İçişleri Bakanlığı'nın direktifine göre hangi köylere tahsis edileceğini ve bu para ile o köylere neler tedarik olunacağını veya neler yapılacağını karara bağlar.` denilmekte olup, madde metninden de açıkça anlaşılabileceği üzere, Bankaca uygulanan faiz oranlarını belirleme yetkisi banka yönetim kuruluna ait bulunmaktadır. Bu durumda, mahkemece davacı tarafından kredilere uygulanan faiz oranlarına yönelik banka yönetim kurulu kararlarının dosyaya getirtilmesinden sonra, dosyada daha önce rapor vermiş olan bilirkişilerden uygulanan faiz oranlarının yerindeliğinin denetlenebilmesi açısından ek rapor alınması gerekirken, faiz oranları yönünden davalı Banka genel müdürünün onayını yeterli sayan bilirkişi raporuyla yetinilmesi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 500,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy