(5230 S. K. m. 11) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Suluova Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.05.2005 tarih ve 2004/126-2005/116 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı TC. Ziraat Bankası A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Suluova Şubesi nezdinde 16.10.1986 ve 09.07.1987 tarihlerinde vadeli döviz mevduat hesapları açtırdığını, anılan hesaplarda bulunan paranın 31.08.2001 tarihinde davalı banka tarafından zamanaşımına uğradığından bahisle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredildiğini, davalı bankanın yaptığı işlemin usul ve yasaya aykırı bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin yabancı para alacağının şimdilik 600 DM'sinin 31.08.2001 tarihinden itibaren aynı cins yabancı para mevduatına devlet bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını ve davacının hak sahibi bulunmadığını, yine davacının hesabının 31.08.2001 tarihinde TMSF'na devredilmiş olmasına göre davasını en geç 31.08.2002 tarihine kadar açması gerekirken bu süre içinde de açmadığından davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka şubesi tarafından mevduat sahibinin şube kayıtlarında bulunan adresine herhangi bir ihtarname gönderilmediği, banka şubesi tarafından belirtilen şekilde uygulama yapılmadığından banka nezdindeki hak ve alacakların zamanaşımına uğramayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 600 DM karşılığı 495.000.000 TLnin 31.08.2001 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı bankanın hesap sahibine veya mirasçılarına ihbarda bulunmadan hesapların zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle devretmesi doğru görülmediğinden ve 5230 Sayılı Pamukbank Türk Anonim Şirketinin Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketine Devri ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 11. maddesi uyarınca, 4603 Sayılı Kanuna tabi bankalarca yeniden yapılandırma sürecinde açılmış veya açılacak davalarda yargı harcından muafiyet getirilmiş olup, bu Kanun kapsamındaki bankalardan olan T.C.Ziraat Bankası'nın anılan yasa maddesi uyarınca mahkemeler nezdinde açtıkları veya açacakları davalarda harçtan muafiyeti bulunup, aleyhine açılmış veya açılacak davalarda yargı harçlarından muaf bulunmamasına göre de, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı banka nezdinde açılmış mevduat hesaplarında bulunan paranın tahsili istemine ilişkindir. Banka kayıtlarında hesap sahibinin adı ve soyadı ile adresinden başka herhangi bir kimlik bilgisi ve imza bulunmamaktadır. Hesap föyünde hesap sahibi olarak Ahmet Tuncer ismi geçmekte olup, davacının babasının da aynı isimde olduğu ve hesap kartında yazılı adresin babasının adresi olduğunun belirlenmiş olması nedeniyle davalı banka yaptığı savunmada, hesap föyünde yazılı adresin davacının babasına ait bulunması nedeniyle karine olarak anılan hesapların sahibinin davacının babası olan "Ahmet Tuncer" olduğunu belirtmiş olmasına göre, hesap sahibinin gerçekte kim olduğu hususunda taraflar arasında çekişme bulunmaktadır. Dosyada mevcut nüfus kayıtlarından davacının babası Ahmet Tuncer'in vefat etmiş olduğu anlaşıldığından davacının babasına ait olduğu iddia edilen hesaplar hakkındaki bu davanın ölü Ahmet Tuncer mirasçılarına husumet yöneltilmeden görülmesi mümkün bulunmamaktadır. O halde mahkemece, hesap sahibinin kim olduğunun tespiti bakımından yapılacak iş, ölü Ahmet Tuncer mirasçıları hakkında dava açması için davacıya uygun süre tanınması ve açılan davanın bu dava ile birleştirilerek görülmesi sonucu, davacının hesaplar üzerindeki hakkının tayin ve takdiri gerekirken, anılan yön üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy