(1086 S. K. m. 427)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 02.06.2005 tarih ve 2004/259-2005/260 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalının maliki olduğu binada ortak hizmet verdiğini, temizlik gideri v.s. alacak doğduğunu ileri sürerek, toplam 1.609.754.849 liranın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizce, davacı yararına bozulmuş, bozmaya uyulmuş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyize gelince; HUMK. nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/4 üncü madde hükmüne göre alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, asıl istemin kabul edilmeyen bölümü, 1.000.000.000. TL.sını geçmeyen davacı tarafın, 21.07.2004 hüküm tarihi itibariyle temyiz hakkı bulunmamakta ise de, davalı tarafça, kesinlik sınırı üzerinde kalan miktara yönelik temyiz yoluna başvurulması halinde, davacı tarafın, katılma yolu ile temyiz hakkı saklıdır. Somut olayda, dava dilekçesinde, 1.609.754.849 TL.nın tahsili istenilmiş olup, mahkemece, 1.241.204.849 TL.sının tahsiline dair verilen karar, reddedilen miktar yönünden davacı vekilince temyiz edilmiştir. İstemin reddedilen kısmı, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı gibi, temyizin katılma yolu ile temyiz de olmamasına göre, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK. nun 432/4 üncü maddesi uyarınca REDDİNE, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde aşağıda yazılı 54.90 YTL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 10.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy